Felsefe

Cahil Hoca: Tahsile Veda
Felsefe
22 dk
yunus.basarYunus Başar

Cahil Hoca: Tahsile Veda

Normal 0 false 21 false false false EN-US JA X-NONE /* Style Definitions */ table.MsoNormalTable {mso-style-name:”Normal Tablo”; mso-tstyle-rowband-size:0; mso-tstyle-colband-size:0; mso-style-noshow:yes; mso-style-priority:99; mso-style-parent:””; mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; mso-para-margin-top:0cm; mso-para-margin-right:0cm; mso-para-margin-bottom:10.0pt; mso-para-margin-left:0cm; line-height:115%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:”Cambria”,serif; mso-ascii-font-family:Cambria; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Cambria; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-ansi-language:EN-US; mso-fareast-language:EN-US;} “Her okuma yanlış bir okumadır.” — Harold Bloom Doğal olan öğrenmektir yapay olanı öğretmek. Jacques […]

Devamını Oku
Yabancıyı Yeniden Okumak: Kendilik İdeolojisinin Patolojik Kahramanı Meursault
Edebiyat
24 dk
yunus.basarYunus Başar

Yabancıyı Yeniden Okumak: Kendilik İdeolojisinin Patolojik Kahramanı Meursault

Mühim olan okumak değildir, önemli olan yeniden okumaktır. Jorge Luis Borges Bir hakikat şehidi ya da dürüstlük timsali olarak Meursault, hiç şüphesiz XX. yüzyılın en çarpıcı roman karakteri olarak kabul edilebilir. Albert Camus, bu romanını yayımlayana kadar pek tanınmış bir yazar değildi. Eser Paris’in Naziler tarafından işgali sırasında basılmış ve edebiyat dünyasına bomba gibi düşmüş […]

Devamını Oku
Saatin Tiranlığı – George Woodcock
Felsefe
11 dk
tahaTaha

Saatin Tiranlığı – George Woodcock

Batı’daki mevcut toplum, zaman anlayışı bakımından, ister Avrupa ister Doğu kökenli olsun, önceki toplumların tamamından keskin biçimde ayrılır. Antik Çinli ya da Yunanlı için, günümüzün Arap çobanı ya da Meksikalı köylüsü için zaman, doğanın döngüsel süreçleriyle temsil edilir: gece ile gündüzün dönüşümü, mevsimlerin ardışıklığı. Göçebeler ve çiftçiler günlerini güneşin doğuşu ve batışıyla, yıllarını ise ekim […]

Devamını Oku
Filler Sultanı ve Kırmızı Sakallı Topal Karınca – Kitap İncelemesi
Edebiyat
8 dk
tahaTaha

Filler Sultanı ve Kırmızı Sakallı Topal Karınca – Kitap İncelemesi

Filler ve karıncalar. Ezenler ve ezilenler… Yaşar Kemal’in Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca adlı eseri, zulmün karanlık yüzünü olduğu haliyle açığa çıkarır. Güçlü olmak, azınlığın —ya da daha doğrusu azınlık gibi gösterilen çoğunluğun— baskı altında yaşatılmasını meşru kılar mı? Hobbes’un Leviathan’da vurguladığı gibi, “insan insanın kurdudur” (Lat. homo homini lupus est) argümanı doğru […]

Devamını Oku
Gerçek Bir Disiplin Nesnesi: Kadın Bedeni
Deneme
7 dk
soccircirbocegicircir

Gerçek Bir Disiplin Nesnesi: Kadın Bedeni

Cinselliğe iktidarınızın nasıl baktığını hiç düşündünüz mü? Ya da siz nasıl bakıyorsunuz? Ayrık kromozomların göstergesi olarak mi yoksa nesne ve onu takip eden nihai amaç olarak mı? Sizin öznel fikriniz ne kadar değerli olsa da bir yerde değersiz, çünkü o da sizin fikriniz olmayabilir. Aslında bu çelişkili ve kulağı tırmalayan giriş paragrafımı açmak gerekirse, Foucault’dan […]

Devamını Oku
Küçük Kara Balık: Yoldan Çıkmaya Övgü
Deneme
18 dk
yunus.basarYunus Başar

Küçük Kara Balık: Yoldan Çıkmaya Övgü

Samed Behrengi’nin en bilinen masallarından olan Küçük Kara Balık, üzerinde fikir yürütülmesine müsaade eden yapısıyla hem çocukların hem yetişkinlerin ilgisini çekmiş bir yapıya sahiptir. Yazarının şüpheli ölümünün, kitabın sonuna benzer bir biçimde gerçekleşmesi ve İran’da kitabın hala yasaklı olması masalın üzerinde durduğu konuların hala güncel olduğunu gösteriyor. Ayrıca bu durum masalı okuyanlarda da farklı biçimlerde […]

Devamını Oku
Dinner For Few Animasyonunun Politik Estetiği
Edebiyat
8 dk
CenkerekiztasCenker Ekiztaş

Dinner For Few Animasyonunun Politik Estetiği

Bu yazımda Nassos Vakalis’in Dinner For Few kısa animasyon filmini senaryo ve hikaye yönünden inceleyerek, politikanın estetiğe dönüştürülmesini gözlemlemeye çalışacağım. Sanat ve politikanın ve hatta felsefenin birbirine geçtiği bu yapım aslında sosyal disiplinlerin birbirleriyle nasıl uyumla çalıştığını görmemize yardım edecek. DÜZEN BÖLÜMÜ: Hiçbir Şey Bilmiyoruz Bir sanat yapıtının en önemli kısmı onu deneyimlediğimiz ilk andır […]

Devamını Oku
Hayata Anlam Katmak
Deneme
2 dk
ErdemkErdem Korkmaz

Hayata Anlam Katmak

Her insan gibi zaman zaman düşer ve kendi içimizde kayboluruz. Önemli olan düşmek değil, düştüğümüz anda nasıl ayağa kalktığımızdır. Bu gibi durumlarda kendimize bir çıkış yolu ararız. Bu yol kimi zaman bir eş, evcil hayvan, iş veya bir spor olabilir. Kendimizi işimize verip olumsuzluktan kaçmak isteriz. Bu süreç sadece bizi olduğumuz durumdan uzaklaştırmaz, aynı zamanda […]

Devamını Oku
Monsieur Teste: Potansiyelin Tahakkümü Üzerine
Edebiyat
18 dk
yunus.basarYunus Başar

Monsieur Teste: Potansiyelin Tahakkümü Üzerine

Paul Valéry’nin Monsieur Teste‘si erken modernist novellalarda öncüsü olmayan bir eserdi. Klasik anlamda bir bilinç akışından ziyade bilincin kendisine dönük bu eser edebiyat tarihinin ürettiği en ilginç yaratığını-ucubesini ortaya koydu: Mösyö Teste. Mösyö Teste nedir? sorusu eser boyunca peşimizi bırakmaz. Bazıları onu bir vaka olarak görür. Evet, Valéry’nin Teste’si bir vakadır. Fakat bu vaka kavramı Teste’nin […]

Devamını Oku
Bencilliğin Erdemi
Felsefe
25 dk
ThornlessHedgeh0gKirpi

Bencilliğin Erdemi

İnsanlık tarihi boyunca bireycilik ile altruizm arasında süregelen bir etik mücadele yaşanmıştır. Dönem dönem bireyin öne çıktığı anlar olsa da kitlelerin vicdanını fetheden genellikle altruizm olmuştur. Nesillerimiz, “Erdemli olan fedakar olandır.” öğretisiyle yetiştirilmiştir. Kardeşinin çıkarını kendi çıkarından üstün tutmak, bir fazilet sayılmıştır. Daha değerli bir şeyi, daha az değerli bir şey uğruna verme alışverişi olan […]

Devamını Oku
Bir Şantiye Alanı olarak Kültür
Felsefe
7 dk
yunus.basarYunus Başar

Bir Şantiye Alanı olarak Kültür

GİRİŞ Kültür, tarih boyunca insan hayatının en çok hissedilen ama en az sorgulanan olgularından biri olmuştur. Antik dönemde cultura terimi toprağın işlenmesi anlamını taşırken zamanla insan zihninin de benzer biçimde ‘işlenmesi’ fikrine doğru evrilmiştir. Ancak bu kavram, modern anlamda ilk defa Edward B. Tylor tarafından tanımlanmıştır. Ona göre kültür, “insanın toplum üyesi olarak öğrendiği bilgi, […]

Devamını Oku
Prens Rasselas’ın Öyküsü: Kusura Övgü
Edebiyat
15 dk
yunus.basarYunus Başar

Prens Rasselas’ın Öyküsü: Kusura Övgü

Samuel Johnson’un Habeşistan Prensi Rasselas’ın Öyküsü’nü niçin almak istediğimi ve bu kitaba niçin bu kadar emek verdiğimi düşündüğümde şu kanıya vardım: İnsan, hayatından memnun olmadığında ne yaparsa ben de onu yaptığım için. İnsan, kriz zamanlarında geriye döner ve olan bitenleri yeniden değerlendirir. Yaşamı sindirmek için zamanı yavaşlatmanın bir başka yolu da kitaplar üzerine düşünmektir. Sanırım […]

Devamını Oku
Prokrustes’in Yatağı: Kalıplara Sığmayanlar!
Felsefe
3 dk
tahaTaha

Prokrustes’in Yatağı: Kalıplara Sığmayanlar!

Prokrustes’in Yatağı Antik Yunan mitolojisinde yer alan birçok anlatı, insanın derinliklerini ve toplumsal yapıların eleştirisini de içinde barındırır. Bu anlatılardan biri de Prokrustes’in yatağı hadisesidir. İlk bakışta korkutucu bir hikâyeye benzer: Yol kesen bir haydut olan Prokrustes, misafirlerini evine davet eder, onlara güzel yemekler verir ve gecenin sonunda istirahat etmeleri için onlara yatak sunar; fakat […]

Devamını Oku
Kırkayaklılar
Felsefe
3 dk
tahaTaha

Kırkayaklılar

Kırkayaklılar yahut kırktan öte birer fazla birer eksik ayaklılar! Çağın gereklilikleri doğrultusunda (!) benliği elastik obje misali esnetip, hiçbir şey olmamış gibi hareket edenlerin arasında, ayağı yere sağlam basanlardan olmak için mücadele vermek… Artık değişimin, dönüşümün naralarını atanlara olan inancım eskisi kadar diri ve genç değil. Tür olarak içinde bulunduğum insanı anlamaya çalışırken çeperlerle ve […]

Devamını Oku
Bilim Felsefesi Üzerine Düşünceler
Felsefe
8 dk
tahaTaha

Bilim Felsefesi Üzerine Düşünceler

[vc_row][vc_column][vc_column_text css_animation=”none” css=””] [geo_headline_2 tag=”h2″ color=””]Bilim Felsefesi / Pozitif Bilimlerin Yöntemi ve Doğrulama Biçimlerinin Geçerliliği Nedir?[/geo_headline_2] Pozitif bilimler – yani fizik, kimya, biyoloji gibi doğa bilimleri – genel yargı içerisinde bilimin en güvenilir, en sağlam sığınağı olarak görülür. Modern bilim anlayışının ana taşıyıcısı olan bu disiplinler, sadece doğayı anlamaya değil, aynı zamanda “nasıl düşünmemiz” gerektiğine […]

Devamını Oku
Habil ve Kabil – İlk Kan Üzerine Düşünceler
Felsefe
3 dk
tahaTaha

Habil ve Kabil – İlk Kan Üzerine Düşünceler

Habil ve Kabil – İlk Kan Üzerine Düşünceler Toprak, kanla ilk kez buluştuğunda yalnızca cinayet işlenmedi; insanlık, kendi karanlığıyla ilk defa tanıştı. Kabil, kardeşi Habil’in cansız bedenine bakarken aslında ölüme değil, kendisine tanıklık ediyordu. Bu tanıklık, insanın vicdanla, reddedilişle, kıskançlıkla ve nihayet kendi gölgesiyle yüzleşmesiydi. O an ellerine bulaşan kan, sadece Habil’in değil, insan ruhunun […]

Devamını Oku
Felsefe Tarihi – Miletli Anaksimandros
Felsefe
4 dk
Aniko YusifliNicat Yusifli

Felsefe Tarihi – Miletli Anaksimandros

[vc_row][vc_column][vc_column_text css=””][geo_headline_2 tag=”h2″ color=””]Anaksimandros Felsefesi[/geo_headline_2] Anaksimandros (Miletli Anaksimandros), Miletos Okulu’nun ikinci büyük filozofudur ve Thales’ten daha ilginçtir. Yaşadığı yıllar tam olarak belli değildir, ancak MÖ 610-611 ile MÖ 546-547 yılları arasında yaşadığı düşünülmektedir. Filozof olmasının yanı sıra bir matematikçi, astronom, devlet adamı, doğa bilgini ve kartograftır. Anaksimandros bilimsel merakla doluydu. Modern anlamda olmasa da, ilk […]

Devamını Oku
Kadın Bedenine Giriş: 101
Deneme
6 dk
MesMesude Fert

Kadın Bedenine Giriş: 101

Kadın Bedenine Giriş: 101 [vc_row][vc_column][vc_column_text css=””] Kadınlar Hakkında Az Bilinenler, Aslında Hiç Bilinmemesi Gerekenler Size bunu itiraf etmenin vakti geldi… Belki bazı üyeler beni linç edecek, bazı üyeler yazdıklarımı artık hiç ciddiye almayacak, ve belki beni siteden süresiz gönderecekler. İnanın benim için de çok zor. Ailemden bile yıllardır gizliyorum. Onlardan kurtulamadığım zamanlarda uzun kollu giyiyorum. […]

Devamını Oku
Monster (Aramızdaki Canavar)
Sinema
3 dk
Roke_minRabia İnanç

Monster (Aramızdaki Canavar)

Monster animesindeki karakterler, her zaman Johan’ın ne kadar korkunç ve güçlü biri olduğundan, hatta parmak oynatmadan bütün bir yetimhanede katliam yaşanmasına sebep olan bir figür olduğundan bahseder. İzleyenler, Johan’ın doğaüstü güçlere sahip olup olmadığını merak ederler. Fakat, sonunda Johan’ın doğaüstü güçlere sahip olmadığı, aslında normal bir insan olduğu görülür. Johan, her zaman bilinmeyen şekillerde (çoğunlukla […]

Devamını Oku
Otomatik Portakal- Ee Ne olacak şimdi ha?
Felsefe
11 dk
yunus.basarYunus Başar

Otomatik Portakal- Ee Ne olacak şimdi ha?

“İyilik içten gelir ve seçiliyor olmalıdır” Antony Burgess’in romanı Otomatik Portakal’ın dönüp dolaştığı mevzu tam olarak bu cümledir diyebiliriz. Roman bir distopyadır, insana dair bir umut barındırmaz. Hiç kimse herhangi bir iyilik teşebbüsünde dahi bulunmaz. Hatta başkahranımız Alex, iyilikle ilgili şöyle alay eder: ama kötülüğün sebebini bulmaya çalışarak tırnaklarını kemirmeleri kahkahadan kırılmama yol açıyor kardeşlerim. […]

Devamını Oku
Umut etmenin yorgunluğu üzerine: Tatar Çölü
Felsefe
2 dk
yunus.basarYunus Başar

Umut etmenin yorgunluğu üzerine: Tatar Çölü

Tatar Çölü aslında Kale ismiyle planlanmış bir roman; ancak dönemin şartları kitabın adının değiştirilmesine sebep olmuştur. Romanda kale, sınırdadır ve var olma amacı düşmandır. Sınır, bize bir tür eşikte kalmayı anımsatır. Nitekim romanın “kahramanı” tamamen eşikte kalmış, iradesiz modern insanın bir temsilidir. “Kahraman” Drogo ne kaleye ait hisseder ne de şehre; hayatı, saçma düşünceleriyle kabullenemez. […]

Devamını Oku
Karl Marx Felsefesinde Yabancılaşma Kavramı – Taha Tuğyan
Felsefe
29 dk
tahaTaha

Karl Marx Felsefesinde Yabancılaşma Kavramı – Taha Tuğyan

Giriş Metin özelinde ele alınıp, açıklanmasına girişilecek kavram yabancılaşma (Alm. entfremdung, İng. alienation) olacaktır. Kavram olarak yabancılaşma (Feuerbach ve Hegel’de de yabancılaşma kavramını farklı bağlamlar ve açıklamalar ile görürüz) Marx’ın gençlik yıllarında kaleme aldığı 1844 El Yazmaları adlı eserde görülür. Bu eserde Marx, yabancılaşmanın dört farklı görünümünden/biçiminden söz eder. Bu dört görünüm ise sırasıyla; Emeğin […]

Devamını Oku

Yükleniyor...

Aramanıza uygun sonuç bulunamadı.

Bildirimleri Aç Evet Aç!