Şimdi düşünüyorum, kaç yıl sonra, alkol, sigaralık, kubar, extacy, eroin, kokain, amfetamin, roj, taş, çakmak gazı, bonzai ya da edebiyat fark etmez, ne kadar yitik, umutsuz ve unutulmuş olduğunuz da fark etmez, hayatınızın hangi döneminde olduğunuz da fark etmez, hepsi geçer, hepsi biter, hepsinin kafası siktirip gider, karanlığın kalbiyse her zaman orada kalır, atmaya devam eder, duyması gerekenler için. İçimden öyle geldi o gece, falezlerin ucunda, bulur gibi, acıyla havladım birkaç sefer, sonra baktım birileri yaklaşıyor, hemen sustum.
(...) O sırada halkın zihinleri bir takım sıkıntılar ve dertlerle ilgili bulunmakla birlikte, Notre-Dame de Paris olağanüstü bir ilgi gördü. Bir kaç ayda sekiz baskı yapıldı. Hugo bu romana 1830 devriminden bir az sonra başlamıştı. Bir yayımcıyla yaptığı sözleşmeden dolayı Hugo baskı gördüğü, bir süre almayı da başaramadığı bir şişe mürekkebi satın aldı; sokağa çıkmayı engellemek için bütün giysilerini dolaba kilitleyip romanını bir an önce tamamlamak için kendisini gönüllü olarak hapsetti. Onuncu Charles'ın bakanlarının mahkemesini seyretmek için yalnız bir defa sokağa çıktı. 1831 yılı Temmuzunun 14. günü romanı bitti. Victor Hugo'nun satın aldığı mürekkep de tükendi Hugo romanının son satırını yazmak için mürekkebin son damlasını harcadı. Bu rastlantıdan dolayı, romanın adını "Bir Şişe Mürekkebin İçinde Olan Şey" olarak değiştirmek istediyse de, sonradan vazgeçti.





















