Bu kadar övdüğüm ve bu kadar güzel bulduğum bir seriye iki çift laf edip yollamak olmazdı. İlk film için yazdığım şeyler gayet yeterli aslında, ancak yine de ikinci filme ayrıyeten bir şeyler söylemek gerektiğini düşünüyor ve aynı gün içinde aynı konudan dolayı sizi üçüncü kez rahatsız ediyorum.

Film, gerçek adının Aaron olduğunu öğrendiğimiz Josef’in “iş”ine hız kesmeden devam ediyor oluşu ancak profesyonel bir film sanatçısıymış gibi, peluş bir yavru kurdun gözüne yerleştirilmiş bir kameranın önünde, David adlı bir başka kurbanını (Aaron’un hafiften yaşlanmış olduğunu görüyoruz) katlettikten sonra (bu sahne travma olarak kalacak bu arada, yorumlara sahneyi bırakabilirim), kendini bir “başkalaşma” ve “ilham kaybı” içerisinde bulduğunu fark etmesiyle başlıyor. Ardından da uzun zaman sonra işe aldığı Sara adlı bir kadının kamerasından, ilk filmde olduğu gibi ikonik footage formatında olayları takip etmeye başlıyoruz. Ve zamanla fark ediyoruz ki Aaron, bir noktada sahiden rol yapmıyor, ancak görünen o ki rol yapmak için bile başkasının kılığına girmeye, başkasını canlandırmaya ihtiyaç duyuyor. Kendisi aynı zamanda bir depresyonda. Sara’ya, daha evine gelir gelmez, beni oldukça şaşırtan bir biçimde, seri katil olduğunu, çok uzun bir süredir insan öldürdüğünü, bundan haz aldığını ve bunları kaydederek kendisine 39 kasetlik bir seri yaptığını apaçık itiraf ediyor. Filmin ilerilerinde intihar girişimlerinde bulunuyor, ancak bunlar gerçek intihar girişimleri bile değil. Yine kaçınılmaz olarak sıradaki kurbanı olacak Sara’nın ölüme yakın deneyimler karşısındaki tepkilerini ölçmek, duygularıyla oynamak üzere yaptığı ufak oyunlar. Ancak gördüğümüz şey, ilk filmdeki gibi hasta bir Aaron’un aksine, yaşam amacı olduğunu söylediği şeye sımsıkı sarılmaya devam etmeye çalışan bir Aaron. Sara’yı korkutmaya çalıştığında ve korkmadığını gördüğünde öfkelenmesi, sessizleşmesi bu yüzden aslında. İlhamını kaybetmiş bir sanatçı yerine koyuyor kendini. Filmdeki inişli çıkışlı, dengesiz yapı (ilk filme kıyasla. İlk filmdeki gibi yavaş yavaş tuhaflaşan bir şey yok burada) da buradan kaynaklı. Aaron’un kararsızlığı, tuhaf ruh halleri, ileri geri sahtekarlık etmeye devam etmesi… Sanırım bu türkçeyle daha fazla yazamayacağım, o yüzden burada bitirelim. İzleyin, izlettirin efenim
heart
3 kişi
Okuyacağımolarak işaretledi.
Ahmet Hamdi Tanpınar / Bütün Şiirleri
Ahmet Hamdi Tanpınar / Bütün Şiirleri
Ahmet Hamdi Tanpınar
Dergah Yayınları · 184 sayfa
heart
3 kişi
∙
mokita sosyal’in kurucularından ve yüzü olan pek muteber cenker bey felaket iyi övdü, tanpınar #1, huzur ve abdullah efendi yakında!
Okuyorumolarak işaretledi.
Beş Şehir
Beş Şehir
Ahmet Hamdi Tanpınar
32. sayfada%9 · 364 sayfa
Yapı Kredi Yayınları · 364 sayfa
heart
8 kişi
∙
Cenker abi o kadar anlatınca dayanamadım başlıyorum!!
Okuyorumolarak işaretledi.
Abdullah Efendi'nin Rüyaları
Abdullah Efendi'nin Rüyaları
Ahmet Hamdi Tanpınar
10. sayfada%7 · 144 sayfa
Dergah Yayınları · 144 sayfa
heart
8 kişi
∙
Okuyorumolarak işaretledi.
Ahmet Hamdi Tanpınar / Bütün Şiirleri
Ahmet Hamdi Tanpınar / Bütün Şiirleri
Ahmet Hamdi Tanpınar
55. sayfada%30 · 184 sayfa
Dergah Yayınları · 184 sayfa
heart
9 kişi
∙
Okuyorumolarak işaretledi.
Huzur
Huzur
Ahmet Hamdi Tanpınar
114. sayfada%23 · 488 sayfa
Dergah Yayınları · 488 sayfa
heart
8 kişi
∙
“Gerçi zabit, bir hürriyet kahramanıydı ama fedailerine gazetecileri öldürme emri verdiğine bakılırsa Britanya’da 7 asır önce dokunmaya başlanan kumaştan biçilip her seçimde üzerine yeni yamalar vurulan hürriyet denilen elbise, aklen ve ahlaken yetişkin insanların ölçülerini mezurayla bir kez aldıktan sonra makas yerine giyotin kullanan, ve en kötüsü, müşterilerinin bedenen ve aklen bir çocuk olduğundan habersiz Fransız terzilerine sipariş edildiğinden midir bilinmez ona fazla büyük geliyor olmalıydı.”
Okudumolarak işaretledi.
Yedinci Gün
Yedinci Gün
İhsan Oktay Anar
5/5 puan verdi
İletişim Yayınları · 240 sayfa
heart
5 kişi
∙
Ölümün parmağının, bizi parçalamasın diye hayatın karmaşasının üzerine ara sıra dokunması mı gerekmekte? Ölümü her gün ufak dozlarda almazsak yaşamayı beceremeyecek bir yapıda mıyız?
heart
9 kişi
∙
Alışmaktan korkuyordu. Böyle giderse bu masa sevgililerin kutsal yeri olcaktı. Bir yerleri olması kötüydü. Sonra insan kendinin değil, o yerin isteğine uygun yaşamaya başlardı.
heart
10 kişi
∙
Okudumolarak işaretledi.
8-9 Senedir Kendimi İyi Hissetmiyorum
8-9 Senedir Kendimi İyi Hissetmiyorum
Feyyaz Yiğit
3/5 puan verdi
Okuyan Us Yayınları · 284 sayfa
heart
cute
lol
10 kişi
∙