Sabitlendi
Bildirilen eksik kitaplar siteye eklenmiştir. Kitaplar hakkında herhangi bir sorun yaşarsanız iletişimden bize yazabilirsiniz.
heart
5 kişi
Buradaki "anlam" kategorisi de "homo clausus"un insan imgesi ile şekillenmiştir. İnsanın kendi yaşamı da dahil olmak üzere her türlü gerçeğin dil aracılığıyla onun için bir anlam ifade edebilmesi, acayip bir olgu olarak, uzun zamandır bereketli felsefi düşüncelerin nesnesi olmuştur. Ancak bu düşünceler –istisnalar hariç–, anlam sorununa kapı açabilmek için anlamın "öznesi" olarak –geleneksel felsefeye özgü bir tutumla– yalıtılmış bir insan bireyini, izole edilmiş bir monadı, mühürlenmiş bir "Ben"i koyar ve buradan hareketle belki daha yüksek bir evrensellik düzeyindeki yalıtılmış tekil insana, evrensel "ben"e ya da duruma göre genel olarak "mutlak bilince" varmaya çalışır. Sonra da, –açıkça veya değil– yalıtılmış bir monad dahi olsa her insanın kendine özgü bir anlama sahip olması gerektiği beklenir, böyle bir anlam bulunamadığında varoluşun anlamsızlığından şikâyet edilir. ​Fakat "anlam" kategorisi, tek bir insana ya da ondan neşet eden bir evrenselliğe dayandırılarak anlaşılamaz. Anlam olarak adlandırdığımız şeyin kurucu unsuru, şu veya bu şekilde birbirine bağımlı ve iletişim halinde olan insan çokluğudur. "Anlam" bir toplumsal kategoridir; bunun öznesi ise birbirlerine bağlı insanların çoğunluğudur. Bu insanların birbirleriyle ilişkilerinde kullandıkları işaretlerin, bunlar her ne kadar farklı insan gruplarına göre değişiklik arz etseler de, bir anlamı ve her şeyden önce ortak bir anlam vardır. Her kişi aşırıya kaçmamak kaydıyla bu anlamı bireysel olarak değiştirebilir; fakat şayet bunda aşırılığa giderse işaretlerin ve dolayısıyla da anlamlarının iletişime elverişliliğini –şimdi ya da gelecekte– kaybeder. ​Başkaları için nasıl bir anlam ifade ettiğinden bağımsız olarak tek bir insanın hayatında bir anlam bulmaya çalışmak da boşunadır. Zira insanın kendi yaşamının bir anlamı olduğu duygusu ile kendisinin başkaları –ve başkalarının da kendisi– için bir öneme sahip olduğu düşüncesi arasındaki ilişki, toplumsal hayatın pratiğinde oldukça açıktır.
heart
1 kişi
Bir çocuğun sevginize en çok ihtiyacı olduğu an, onu en az hak ettiği andır.
heart
15 kişi
heart
3 kişi
İncil’i baştan sona okumak bir türlü nasip olmadı, her seferinde ya bölündüm ya da yanlış bir okuma planı çizdiğim için sağlıklı bir şekilde devam edemedim. Şu sıralar dini/tarihsel anlatılara ve hikayelere epey ihtiyacım var (ve okumak istiyorum) gibi. Bunu da çok sevdiğim İncil’i baştan sona okuyarak karşılamak istiyorum. Neden bilmiyorum ama Hıristiyan anlatılarının ve İncil’in (özellikle kanoniklerin) apayrı bir yeri var bende, fazlasıyla seviyorum. Yazarken de, gerek kurgu gerek kurgu dışı yazılarımda, İncil’den motifler kullanmaya, paralel anlatılara yer vermeye bayıldığımı söylemiş olmalıyım. Gerçekten çok ama çok seviyorum İncil’i. Elimde Eski Ahit de var (aslında Tevrat. Bildiğim kadarıyla Hıristiyanlar Tevrat’ın tamamını kabul etmezler) ama ona biraz daha mesafeliyim ya, ama bilmiyorum ileride bakarım belki.
Okuyorumolarak işaretledi.
İncil (Orta Bıy)
İncil (Orta Bıy)
Anonim
1. sayfada%0 · 462 sayfa
Yeni Yaşam Yayınları · 462 sayfa
heart
5 kişi
Sahaftan aldıklarımdan birisi. Uzun süredir okumak istiyordum. (İthaki bilimkurgu klasikleri <33)
Okuyacağımolarak işaretledi.
Fahrenheit 451
Fahrenheit 451
Ray Bradbury
İthaki Yayınları · Çev. Dost Körpe · 208 sayfa
heart
5 kişi
Okudumolarak işaretledi.
Çiçekler Büyür
Çiçekler Büyür
Emine Işınsu
Bilge Kültür Sanat · 480 sayfa
heart
6 kişi
Betimlemeler öyle iyi ki kitabı okumuyor, resmen 4K izliyorum
Okuyorumolarak işaretledi.
İki Şehrin Hikayesi
İki Şehrin Hikayesi
Charles Dickens
150. sayfada%30 · 508 sayfa
İş Bankası Kültür Yayınları · Çev. Didar Zeynep Batumlu · 508 sayfa
heart
10 kişi
Bildirimleri Aç Evet Aç!