Basta bir an ondan uzaklaştı. Korku ile nefret kardeştir ve Meggie bu iki kardeşi Basta'nın yüzünde gördü. Başka bir şey daha gördü yüzünde: Yaşlı adama olan inancını. Dediği her sözcüğe inanıyordu. "Sen bir büyücüsün!" diye ağzından çıktı birden Basta'nın. "Sen ve şu kız; şu lanet olası kitaplar gibi ikinizi de yakmalı ve kızın babasını da." Aceleyle yaşlı adamın ayaklarının önüne üç kez tükürdü.
Bir çift cinsiyetlinin erkekliği, kadınlığı, yani iki cinsiyeti birden aynı olgunlukta olsa... Hem bir erkek hem de bir kadınla evlense, bu erdişinin aynı zamanda kocası ve karısı olan bu iki zat yine o çift kişiye ikinci derecede akraba olarak ne düşerler?
Hayatımızda her zaman bir hedefimiz olmalı yoksa hayat sürdürülebilir bir kavram olmaktan çıkar. Bir nihai hedefe ilerlerken hedefin sonunda elde edeceğimiz şey asıl önemli olan unsur değildir hiçbir zaman. O yolda verdiğimiz mücadeledir. Örneğin: Çoğumuz hayatımızda bir kişiye aşık olduğumuzdaki geceleri uyutmayan heyecan duygusuna kapılmışızdır. Fakat o kişiyle gerçekten aramızda romantik ilişki kuruldukça o heyecanımız azalır ve ilk aşık olduğumuz zamandakine göre daha az tutkulu oluruz. Bu da aslında Gigi’nin değindiği konunun günlük hayattaki en basit örneklerindendir.
En azından benim hayata bakışım bu şekilde.
"...Sana şunu söyleyeyim Momo, hayatta en tehlikeli şey, gerçekleşmiş hayallerdir." "..." "Artık hayal edecek hiçbir şeyim kalmadı." "..." "Her şeyden bıktım."







































