Nurhak Hanımın şimdiye kadar galiba iki üç eserini okudum ama en etkileyici olanı bu oldu. Neden mi? Çünkü yazarının üslubunu en başarılı biçimde yansıttığını düşündüğüm eser bu eser. Kahraman, tipik bir biçimde beceriksiz bir girişimci. Fakat kendi absürtlüğünün de farkında. Yaşamla dalga geçmenin bu denli başarılı anlatılması gerçekten saygı duyulacak bir edimdir.
Metni okuduğunuzda yer yer sizi bıyık altından güldürecek zaman zaman da kafanızı sızlandıracak kısımlar mevcut. Başarıları daim olsun. Devam.
1)Three Colours: Blue
“Şimdi yapmam gereken tek bir şey kaldı:Hiçbir şey. ”
Julie, ünlü bir besteci olan eşini ve küçük kızını bir trafik kazasında kaybeder. Yaşadığı büyük acının ardından geçmişiyle olan bütün bağlarını koparmaya ve tamamen bağımsız bir hayat kurmaya çalışır. Ancak anılar, yarım kalan bir beste ve çevresindeki insanlar onu yeniden hayata ve duygularına bağlamaya başlar.
Kieślowski’nin Fransız İhtilalini temsil eden üç renk olan mavi, beyaz ve kırmızıyı anlatan filmlerin ilki ve bence en özel olanı.Hayatta bazen kaybettiğimiz kişilerin aslında kaybetmemizin bile bizi biz yapan unsurlar olduğunu hissetirdi.Filmde özellikle mavi rengin görsel kullanımı eşsiz ve estetik.Eşinin ve kızının ölümüyle kapana kısıldığını her zaman hissetse aslında o özgürleşmiştir. Tıpkı mavi renk gibi.
Juliette Binoche ❤


































