(Türk Tiyatrosu Mecmuası, nr. 60, 1 İlkteşrin 1935 )(01.10.1935)
(...)Piyesi oynayacak aktörler gelince, bunların yetişmiş san'atkârlar olmasına ihtiyaç yoktur. Temsil edecekleri tipleri dâima etraflarında görmüşlerdir: Besmelesiz yere basmıyor göründüğü halde para hatırı için her pisliği yapan, her kötülüğü kara kitaba kolayca uyduruveren imamı, üç aylarda sırtında heybesiyle köy köy dilencilik eden cahil ve aptal cer softasını yaratılışında iyi adam olduğu halde ihtiyacın sevkiyle doğru yoldan sapan, fakat yine de kimseye fenâlık etmeye eli varmayan ve fırsat bulur bulmaz yine iyi bir insan oluveren talihsiz adamı, her zaman ve her yerde görmüşlerdir. Kadın rolleri için de öyle...Yakın zamanlara kadar evlerde hapsedilen ve insafsız âile reislerinin elinde berbat olan temiz ve masûm âile kadıncıklarını kim tanımaz. Evet piyesi oynayacak aktörlerin yetişmiş san'atkârlar olmasına ihtiyaç yoktur. Onlar bu dediğim insanları göz önüne getirerek kıyafetlerinde, hareketlerinde onları bir parça taklit edecek kitabın lakırdılarını da ezberleyecek olursa, halka pek âla bir iki eğlence saati geçirtebilirler. Nihayet tulûat tiyatrosu aktörlerinin ve bilhassa komikierinin kendiliklerinden ilâveler, tuhaflıklar yapmalarına da hiç pir mâni yoktur.(...)






















