Okudumolarak işaretledi.
İki Şehrin Hikayesi
İki Şehrin Hikayesi
Charles Dickens
5/5 puan verdi
İş Bankası Kültür Yayınları · Çev. Didar Zeynep Batumlu · 508 sayfa
heart
3 kişi
∙
Benim
Aeloria 1790633904
heart
4 kişi
∙
Seni sevmelere ayırdım ömrümü
Yoktan var ettin özümü
Sanki gelecekmişsin gibi
Bugün gömmedim bile ölümü

-benim
heart
3 kişi
∙
Düşüncede yükseltilir en alçak insan bile
Yüce sanma hiçbirini mucize yaratsa bile
Vardır bir hinlik diye düşünmekten vazgeçme
Dünyadaki kapıları kapat kimse girmesin diye

-benim
heart
3 kişi
∙
Ciğerim sönmüş sanırlar
Bedenim ayrılmış mı büsbütün dünyadan
Ne sanırlar beni
Kalpsiz bir deli mi¿

-benim
heart
3 kişi
∙
ben bu kitabı sevdim. sanirim yani. kendisi hakkinda hâlâ hicbir şeyden emin degilim
Okuyorumolarak işaretledi.
Uykuda Çocuk Ölümleri
Uykuda Çocuk Ölümleri
Ali Teoman
209. sayfada%47 · 447 sayfa
Yapı Kredi Yayınları · 447 sayfa
heart
4 kişi
∙
Madame Bovary’nin bu kısmında Eczacı Homais aracılığıyla 19. yüzyıl Fransız taşrasındaki zihniyet çatışmasını görünür kılınmış. Homais’nin tiradı Voltaire, Rousseau ve 1789 Devrimi’nin fikirleriyle beslenen, kilise dogmalarını ve mucizeleri akılla reddeden Deist bir aydınlanma savunusu olarak karşımıza çıkıyor. Ancak bana kalırsa Flaubert’in asıl başarısı buradaki ironide gizli. Homais, dogmatizme karşı çıkarken kendi aydınlanmacı söylemini yeni bir dogmaya dönüştüren, bildiği kavramları yüzeysel bir özgüvenle savuran sığ burjuva tipolojisinin kusursuz bir örneği. İşte bu yüzden çok katmanlı bir parça.
"Benim de bir dinim var," diye yanıtladı eczacı, "kendi dinim var, hatta ben daha dindarım onlardan, onların o gülünç törenleri, hokkabazlıkları yoktur benim dinimde! Ama Tanrı'ya taparım! Yüce Varlığa, yurttaşlık ve babalık görevlerimizi yerine getirmemiz için bizi dünyaya getiren bir Yaratıcı'ya inanırım; nedir, nasıldır, bunun önemi yok! Ama kiliseye gitmeye, gümüş tepsiler öpmeye, bizden daha iyi beslenen bir sürü soytarının sırtını kalınlaştırmaya gelince, ben bunda yokum! Çünkü insan, Tanrısına saygısını bir koruda, bir tarlada, hatta eskisi gibi, gökyüzüne bakarak da sunabilir. Benim Tanrım Sokrates'in, Franklin'in, Voltaire'in, Béranger'nin Tanrısıdır! Ben 'Savua Papazının Amentüsü'nden ve 89'un ölümsüz ilkelerinden yanayım! Bastonu elinde, çiçek bahçesinde dolaşan bir Tanrı adamının, dostlarını balıkların karnına yerleştirmesini, bir çığlık koparıp ölmesini, üç gün sonra da dirilmesini kabul edemem: Baştan başa saçma, üstelik de bütün fizik kurallarına aykırı şeyler bunlar; bu da bize papazların yüzler kızartıcı bir bilgisizlik içinde çürüdüklerini gösterir.
heart
8 kişi
∙
"Ah sizi aşağılık insanlar! Nefret eder gibi seviyorlar... Ah, hepsinden nasıl da tiksiniyorum!"
heart
6 kişi
∙
Ben genel olarak karışıklık yaratabilecek yerlerde kullanılabileceğini düşünüyorum hala ile hâlâ gibi ama gerektiğinden fazla kullanıldığında benim gözümü yoruyor şahsen seven olabilir.
Türkçe yazıda şapka kullanımı hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce gerekli mi? Konulmadığında okumayı sekteye uğratıyor mu, yoksa tam tersi mi yaşanıyor? Konulacaksa da hangi koşullarda konulmalı?
heart
2 kişi
∙
heart
8 kişi