Sabitlendi
Arkadaşlar merhaba! Kasım ayında Eskişehir’de bir etkinlik gerçekleştirmeyi düşünüyoruz, ankete cevap verebilirseniz mutlu oluruz.
Geleceğim %57 (8 Oy)
Gelmeyeceğim %43 (6 Oy)
Toplam 14 oy - 9 saat sonra sona erecek
heart
7 kişi
∙
Öğleden sonra saat bir buçukta Parti Genel Kurulu tekrar Fethi Bey'in başkanlığında toplandı. İlk söz bendeydi. Kürsüye çıktım ve şu konuşmayı yaptım:

"Saygıdeğer arkadaşlar, çözümünde güçlüklerle karşılaştığınız sorunun sebebi, bütün arkadaşlarca anlaşılmıştır sanırım. Eksiklik ve yanlışlık izlemekte olduğumuz yöntem ve şekildedir. Gerçekten de, yürürlükteki Teşkilat-ı Esasiye Kanunumuza göre bir Bakanlar Kurulu kurmaya giriştiğimiz zaman, bütün arkadaşların her biri bakanları ve Bakanlar Kurulu'nu seçmek zorunda bulunuyor. Hepinizin birden Bakanlar Kurulu'nu seçmek zorunda olmanızda görülen güçlüklerin ortadan kaldırılmasının zamanı gelmiştir. Geçen dönemde de, aynı şekilde güçlüklerle karşılaşılıyordu. Görülüyor ki, bu yöntem bazen birçok karışıklıklara sebep oluyor. Yüksek heyetiniz bu güçlüğün çözümü için beni görevlendirdiniz. Ben de bilginize sunduğum görüşten esinlenerek düşündüğüm şekli belirledim. Onu önereceğim. Önerim kabul olunursa kuvvetli ve dayanışma içinde bir hükümet kurmak mümkün olacaktır. Devletimizin şekil ve niteliğini belirleyen ve hepimiz için bir amaç olan Teşkilat-ı Esasiye Kanunumuzun bazı noktalarını açıklığa kavuşturmak gerekmektedir. Öneri şudur," dedikten sonra bildiğiniz taslağı okurmak üzere katip beylerden birine uzatarak kürsüden ayrıldım.

Önerimin niteliği anlaşıldıktan sonra tartışmalar başladı.

...

Rahmetli Seyit Bey'in görüşüne Abidin Bey (Manisa ) şu yanıtı verdi:
-"İlk olarak hükümet bunalımını ortadan kaldıralım."

Eyüp Sabri Efendi'nin (Konya ) görüşü şuydu: -"Biz, Gazi Paşa Hazretleri'ni hakem yaptık. Bizim, Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nu değiştirmeye yetkimiz yok
demek, yasadışı olduğumuzu kabul etmek demektir. Meclis'in, Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nu değiştirmeye yetkisi ortadadır. Hükümetimizin şekli mutlaka cumhuriyet olacaktır."
heart
3 kişi
∙
içinde yittiği veya içinde yitirdiği bir şey var gibi hissedenlere…
Eserden Bölüm Paylaştı olarak paylaştı.
MESELELER
MESELELER
SANRI MESELESİ
Bölümü Oku
heart
3 kişi
∙
Kalbimi yerinden söküp alsalardı da sizi benden ayırmasalardı keşke!
heart
5 kişi
∙
Kitaplığın siyaset raflarını düzenlerken karışık liste açtım, Hakan Yeşilyurt’tan Çalın Davulları çaldı. “Ey gidi koca Başbuğ” dedim içimden, “şu raflara şu kitapları dizdiysem en önce senin verdiğin Türkçü coşku sâyesinde”.
29 Ekim’imiz kutlu olsun.
heart
3 kişi
∙
Okuyorumolarak işaretledi.
Yedinci Gün
Yedinci Gün
İhsan Oktay Anar
10. sayfada%4 · 240 sayfa
İletişim Yayınları · 240 sayfa
heart
7 kişi
∙
Yarım Bıraktımolarak işaretledi.
Yabancı
Yabancı
Harlan Coben
Martı Yayınları · Çev. Betül Cevahiroğlu · 400 sayfa
heart
6 kişi
∙
Okudumolarak işaretledi.
İlgi Arayışı
İlgi Arayışı
Adam Philips
Ayrıntı Yayınları · Çev. Aydın Çavdar · 128 sayfa
heart
8 kişi
∙
"Musiki, aşk için iyi vasıta değil..." diye düşündü. Çünkü musiki zamanın üzerinde çalışıyordu. Musiki zamanın nizamı idi; hâli yok ediyordu. Saadet ise bu gündedir. Mesut olmadıktan sonra niye sevmeliydi?
heart
4 kişi
∙
Ona göre şiirin asıl kaderi, her şeyin ve her ümidin ötesindeydi. Şiir, bütün bir hayat, kuru bir yaprak yığını gibi yakıldığı zaman seyredilen parıltıya benzerdi. Okuduğu ve beğendiği şairler, başta Poe ve Baudelaire olmak üzere hepsi "asla"nın prensi değil miydiler? Onların beşikleri hep "olamaz" burçlarında sallanmış, ömürleri "imkânsız"ın ülkesinde geçmişti. Hayatımızı geriye dönemeyecek bir uca taşımazsak, şiirin peteğini nasıl doldururduk?
heart
3 kişi
∙