AktörKimse bunu söylemeyi göze almamış daha,Biliyorum oysa, nasıl esip geçer arada birİçimizden büyük adamların ruhları,Onlara karışırız, yankısıyızdırOnların. Dante'yim işte bir zaman için, François Villon adında biri, balladlarKralı ve hırsız. Ya da öylesine kutsalBiriyimdir ki ağzıma alamam adını,Küfür işlerim diye. O anlığınaHepsi. Sonra alev söner...Bir "Ben" vardır bizde bizden içeri, bir küreSanki ışıyan, saydamsı, eritilmiş altın,Orada bir sûret belirir kimi zaman:İsa'dır, Yuhanna'dır, belki Floransalı;Sûretin gerisi nasıl hiçlikse yalnız, boş uzay,Bizler de varlıktan geçeriz o an,Yaşamayı onlara bırakıp, Ruh'un ustalarına.

Şeb-i Yeldâ’da Raks Ederken
Gecelerin kasvetli matemini
Baharda kavuşmayı bekleyen serçelere sor.
Rindlerin akşamında, ey meczup,
Öyle bir aşk gamına düşmüşsün ki
Kalbindeki derdi ne müneccimlere ne falcılara sor;
Baharda kavuşmayı bekleyen serçelere sor.
Kerem’in, Mecnun’un hâlini en iyi onlar anlar
Rindlerin akşamında, ey meczup.
Şeb-i Yeldâ’da raks ederken,
Meczubun kalbini ummana çeviren,
O namütenahi aşk,
Faniliğe tamah etmeyen benliğimin bir yansımasıydı.
KANIM DONDU
Mountain cats will come, to drag away your bones
And rise with me forever, across the silent sand
And the stars will be your eyes, and the wind will be my hands…
(The Handsome Family – Far From Any Road)
In the dimmest hour of day
In the common town they make a sound
Like the low sad moan of prey
https://www.youtube.com/watch?v=hfzrRdarnEs

"Bence sende sevdiği şey, senin onu sevme biçimindi. Onu mutlu etmek için kendini parçalamanı sevdi. Ne var ki o, senin için en küçük çabayı bile göstermedi."






































