Yapımında görev alanlardan birisi çocukken takip ettiğim bir hocaydı. Kendine has fikirleri vardı. Kalitesinin nasıl olduğuna girmeyeceğim, bildiğim kadarıyla bir okul projesi, bu konuda yetkili olan hocalarım daha iyi anlarlar. Sadece benim için de özel olan bir filmdi hikayesi gereği, sadece ön değil arka plandan da. Umarım reklam gibi algılanmamıştır, yapımda görev alan kimseyi tanımıyorum bile 🙂

Coşkun merakımı, dünyanın evvelce hiç ziyaret edilmemiş bir parçasının manzarasıyla doyuracağım. Belki daha önce hiç insan ayağı değmemiş topraklara adım atacağım. İşte bunlar beni cezbediyor, tehlike ve ölüm korkuma galebe çalmaya, küçük teknesinde tatil arkadaşlarıyla nehir boyunca keşfe çıkan bir çocuğun neşesiyle bu zahmetli seyahate başlamaya beni ikna etmeye yetiyor.
Kuzey Almanya’da portakal Apfelsine(f) demektir. Apfel “elma”, sine “çin” demektir. Portakal Almanya’ya Çin’den gitmiştir. Yani Almanlar portakala Çin Elması diyorlarmış.
Granatapfel ise nar anlamına gelir. Granat çok fazla çekirdeği olan demekmiş. Yani “nar”a çok çekirdekli elma deniyormuş.





































