97 basım. Eski hali çok daha iyi gibi iki cilt olarak çıkması ayrı güzel ama malesef sadece 1 baskıda iki cilt olarak basmışlar.
deutzfahr 1788151648
Beni 1 ay reading slumpa sokan kitapla ben de katılayım akıma
Okudumolarak işaretledi.
IT
IT
Stephen King
Hodder · 1376 sayfa
heart
bomba
8 kişi
Etkinliği devam ettirelim bakalımm. Ne zaman bu kitaba başlasam sadece kitabı değil yaşama sevincimi de yarıda bırakıyorum ya nefret neffffret
Yarım Bıraktımolarak işaretledi.
Anna Karenina
Anna Karenina
Lev Nikolayeviç Tolstoy
İş Bankası Kültür Yayınları · Çev. Ayşe Hacıhasanoğlu · 1062 sayfa
heart
6 kişi
Kitapta en çok şerifin notlarını seviyorum.
Geçenlerde gazetede okudum ve birkaç öğretmen otuzlu yıllarda ülke çapında birçok okula dağıtılan bir anket bulmuş. Ülkenin değişik yerlerinden gönderilip cevaplandırılmış ve doldurulmuş anket formları. Karşılaştıkları en büyük sorunlar diye sınıfta konuşmak ve koridorlarda koşmak gibi şeyler yazmışlar. Ciklet çiğneme. Ev ödevlerinde kopya. Bu tür şeyler. Doldurulmamış anket formlarından birini çoğaltıp yine aynı okullara göndermişler. Kırk yıl sonra. Cevaplar gelmiş. Tecavüz, kundakçılık, cinayet. Uyuşturucu. İntihar. Bunu çok düşündüm. Çoğu zaman dünyanın gidişatı kötü filan dediğimde insanlar gülümseyip yaşlandığımı söylüyor bana. Yaşlanma göstergesiymiş. Ama bana sorarsan insanların ırzına geçip öldürmekle çiklet çiğnemek arasında fark göremeyen bir insan benden çok daha kötü durumdadır.
heart
7 kişi
Okuyorumolarak işaretledi.
İhtiyarlara Yer yok
İhtiyarlara Yer yok
Cormac McCarthy
164. sayfada%66 · 248 sayfa
İthaki Yayınları · Çev. Roza Hakmen · 248 sayfa
heart
bomba
9 kişi
Okudum ama ne yazık ki çok zor okudum, elime almak bile istemedim 🙂
Okudumolarak işaretledi.
İki Şehrin Hikayesi
İki Şehrin Hikayesi
Charles Dickens
4/5 puan verdi
Can Yayınları · Çev. Meram Arvas · 464 sayfa
heart
7 kişi
Ben de devam ettireyim… Benim de bu ya sanırım… Bir süre okuma felci geçirtmişti.
Yarım Bıraktımolarak işaretledi.
Genç Werther'ın Acıları
Johann
İndigo Yayınları · 160 sayfa
heart
5 kişi
Etkinlik Önerisi; Herkes okuduğunda kendisini okumaktan soğutan, onun yüzünden bir süre başka kitaba el süremediği, nefret ettiği bir kitabı paylaşıyor. Ben başlıyorum : Osmancık
Yarım Bıraktımolarak işaretledi.
Osmancık
Osmancık
Tarık Buğra
Ötüken Neşriyat · 376 sayfa
heart
7 kişi
Şuan için müthiş ilerliyor. Çevirmeni de ayrıca tebrik etmek gerek. İnanılmaz sadık bir çeviri.
Okuyorumolarak işaretledi.
Kan meridyeni
Kan meridyeni
Cormac McCharty
106. sayfada%27 · 400 sayfa
İthaki · Çev. Begüm Kovulmaz · 400 sayfa
heart
10 kişi
Kitap İncelemesi
3.0/5
Bazı kitaplar hayatınızın tam o anki evresine ayna tutarak sizi yakalar. Martin Eden'ı tam da mezun olup iş bulma ve profesyonel hayata geçiş sürecimde okumak, benim için bu kitabı çok daha gerçekçi bir yere taşıdı. Kendi çizgini var etmeye, projelerini hayata geçirmeye ve beklenen kabul görme onayını almaya çalışmanın yarattığı psikoloji, Martin'in daktilosu başında uykusuz geçirdiği gecelerde ve yayıncılardan sürekli aldığı ret mektuplarında birebir vücut buluyor. İnsanın kendi emeğini ve vizyonunu birilerine kanıtlama çabası; sektör, zaman veya sanat dalı fark etmeksizin aynı yıpratıcı hissi çok net yansıtıyor. Ancak Jack London bu romanla sadece bir azim veya dipten zirveye tırmanış hikayesi anlatmıyor; metnin asıl derdi aşırı bireyselleşmenin ne kadar yıkıcı olabileceğini göstermek. Bu noktada sadece Nietzsche'nin değil, özellikle Herbert Spencer'ın felsefesinin de kitaptaki gölgesi devreye giriyor. Martin, bu düşünürlerden aldığı ilhamla kendi entelektüel gücünü her şeyin üstünde tutarak katı ve bireyci bir yola giriyor. London, bunu felsefenin insanı nasıl tüketeceğini göstermek için yapıyor. Martin, kendini geliştirip zirveye taşırken hem geldiği sınıftan kopuyor hem de girmeyi arzuladığı burjuva dünyasının aslında ne kadar sığ, şekilci ve ikiyüzlü olduğunu fark ediyor. Bu yabancılaşma sürecinde hikayeye dahil olan Brissenden karakteri de çok kilit bir yerde duruyor. Martin dergilere, yani piyasaya iş satıp onay beklerken; Brissenden popüler kültürü reddedip sadece sanat için üreten trajik bir figür. İkilinin bu zıtlığı, sanatın ticari bir onaya dönüşüp dönüşmemesi gerektiği sorgulamasını çok iyi veriyor. Üstelik Brissenden'in sonu, Martin'in çok arzuladığı başarının getireceği karanlığın da ilk habercisi oluyor. Kitap ayrıca yarı otobiyografik. Kitaptaki gerçeklik doğrudan London'ın kendi denizcilik ve işçilik geçmişine dayanıyor. Ruth karakteri de yazarın hayatındaki tek bir kadın değil, tanıdığı birkaç farklı kişinin karışımı. Bu sayede Ruth sadece bir aşkı değil, doğrudan hedeflenen burjuva sınıfını ve onun ikiyüzlülüğünü temsil ediyor. London, başarının getireceği o büyük boşluğu kendi hayatında yaşamadan çok önce romanında resmen sezmiş. Sonuç olarak Martin Eden, sadece bireysel başarıya tapmanın ve tek başına zirveye çıkmanın insanı nasıl karanlık bir sona sürükleyeceğini anlatan çok net bir eser.
heart
10 kişi
Bildirimleri Aç Evet Aç!