
Kendimizi ve etrafımızdakileri, diğerlerinden düpedüz farklı olduğumuza ikna etmek için tekrar tekrar çabalar dururuz. Çoğu kişinin kendisini daha çalışkan, daha akıllı yatırımcı, daha iyi âşık, daha usta öykücü, daha iyi dost ve daha uzman ebeveyn olarak değerlendirme eğilimini tarif eden "ortalamanın üstü etkisi" yerinde bir terimdir. Çok çeşitli incelemeler, herkesi kapsamak üzere, söz konusu yetenek her ne olursa olsun, insanların ancak çok ufak bir bölümünün, kendilerini "ortalamanın altında" olarak tarif etmeye gönüllü olduğunu ortaya koymuştur. %90'ımız, genel zekâ ve yetenek bakımından üst %10'da olduğumuza inanırız. En azından bu yaratıcı istatistiklerimizden dolayı kendimizi tebrik etmeliyiz. Bu fenomen, bazen "Lake Wobegon etkisi" olarak da bilinir ve bu ismi, Garrison Keillor'ın radyo şovunda betimlenen "bütün kadınların güçlü, bütün erkeklerin yakışıklı ve bütün çocukların ortalamanın üstünde olduğu" kurgu kasabadan alır. (...)
'' Bu hayatta her şey dünya mutluluğunun boşa çıkmaya yahut bir vehim olarak anlaşılmaya yazgılı olduğunu ilan eder.''
''Bilimler ahlakı düzeltseydi, insanlara vatan için kan dökmeyi öğretseydi, mertliği arttırsaydı, Çin'deki milletlerin bilge, özgür ve yenilmez olmaları gerekirdi. Oysa bu milletlerin yapmadıkları ahlaksızlık, işlemedikleri cinayet yoktur. Ne bakanlarının bilgisi, ne yasalarının sözde hikmeti, ne de bu geniş imparatorluktaki nüfusun çokluğu, onu bilgisiz ve kaba Tatarların boyunduruğu altına girmekten kurtarabildi.''



































