Sabitlendi
Dün Mokita Sosyal yayınında da duyurduğumuz, Kitap Kulübümüzü aktifleşleştiriyoruz. Bu sebeple de topluluklar kısmından erişebileceğiniz Mokita Kitap Kulübüne gerekli youtube katıl aboneliğini aktifleştirerek gelebilirsiniz. Ekip arkadaşlarım Yağmur, Düşünüyorum, Kirpi ve benimle birlikte, toplulukta açacağımız anketlerde seçilen kitaplarla her ayın ortasında ve sonunda 2 ayrı kitap okuyacağız. Bu okumaları yaparken diğer okuyuculara da yardımcı olabilecek notlarımızı, düşüncelerimizi ve makaleleri paylaşabileceğimiz ve doğrudan iletişimde kalabildiğimiz bir topluluk olmasını istedik. Hepinizi bekliyoruz ️️️️📚✒️✨️

✨️Hali hazırda Mokita Sosyal Youtbe kanalımızda yeterli katıl aboneliğiniz varsa ya da yeni üye olduysanız kullandığınız nick’inizi ve üye olduğunuza dair bir görseli tarafıma gönderdiğinizde topluluğa erişebilirsiniz.🌸✨️
heart
15 kişi
Okuyorumolarak işaretledi.
Frankenstein
Frankenstein
Mart Shelley
10. sayfada%5 · 200 sayfa
Yapı Kredi Yayınları · Çev. Can Kantarcı · 200 sayfa
heart
5 kişi
Önden bakıldığında gülüyor ve insanları güldürüyor olsa da aslında böylesine melankolik bir kalbi barındırıyordum.
heart
3 kişi
Dediğim “kötü çeviri”nin bir örneği budur bana kalırsa
"Ah, tabii ya," dedi. "Sen şu yazarsın."
"Evet, bana öyle söylüyorlar."
"Yazar olduğun için böyle sözler söyleyebiliyorsun."
"Burası hür bir ülke, öyle değil mi?"
"Amma da ukalasın."
heart
1 kişi
Ama son yıllar farklı. Tamamen mutsuzluk içinde geçtiklerini söyleyemem -o yıllardan kalan, önemsediğim pek çok anım var- ama daha ciddi ve bazı açılardan da karanlık hatıralarım var. Belki zihnimde abartmışımdır biraz, ama o yıllarda her şeyin çok hızlı değiştiği izlenimi var bende, sanki gündüz geceye karışmış gibi.
heart
5 kişi
Gördüğümü görecekler diye ödüm geriliyor.
Okuyorumolarak işaretledi.
Çiçek Senfonisi – Toplu Şiirler
Çiçek Senfonisi – Toplu Şiirler
Özdemir Asaf
147. sayfada%30 · 488 sayfa
Yapı Kredi Yayınları · 488 sayfa
heart
shocked
10 kişi
Hikaye gayet güzel yazılmış, doğru düzgün akarken (çeviri berbat bu arada, cidden berbat) birdenbire hayatı oldukça bozuk olan ana karakterimizin hayatını daha da berbat bir yere sürükleyen o Max denen herif yüzünden metin aşırı yavaşladı… Bir de dediğim gibi çeviri sorunu var. Stephen King’in acı acı gülümseten esprileri veya bazı tabirler uyarlanamayınca işi “Ne anlatıyor lan bu?” Seviyesine getiriyor. Bir de King’in özellikle bu metinde karşıma çıkan ve metin ilerledikçe burun kıvırmaya başladığım bir huyu olmuş: Bir şeyi anlatmak için sürekli başka bir şeyi kullanması. Bu, onun kaleminin özelliklerinden biri ama bu sefer gereğinden fazla, gibi geldi bana. Şuna benzer bir şey vardı: “Tevalaya yapıştırılan etiket (bir Amerikan market zinciri)’deki fiyat etiketlerine benziyordu” “Evin bodrumunun beton apartmanlardaki sığınaklara özgü bir kokusu vardı” Hatta şu var “İhtiyar bunu duyunca gülümsedi. Yüzünde çocuğu basit matematik problemlerini çözmeye başlayan bir babanınkine benzer bir gurur ifadesi vardı”. Bunun kötü bir şey olduğunu söylemiyorum, King böyke şeylerde oldukça başarılıdır ve nerede nasıl kullanacağını bilir. Dediğim gibi, burada biraz fazla gibi geldi. Belki de ana karakterin ruh halini anlatmak içindir? Karakterimiz, eşinin ölümünden sonra tamamen tıkanan bir bestseller yazar. Sadece para ve yayyıncılık programı odaklı çalışan birisi. Eşi öldükten sonra tek kelime yazamamaya başlıyor, bilgisayarın başına oturduğunda kusma nöbetleri falan geçiriyor, o derece. Yani demek istediğim, tıkanıklık yaşayan bir yazarın dilinden anlattığı için mi böyle bir anlatım seçmiş, diye de düşünüyorum. Bilemedim. Ama sanırım bunu biraz kenara itecek ve daha farklı şeylere eğileceğim
Okuyorumolarak işaretledi.
Kemik Torbası
Kemik Torbası
Stephen King
188. sayfada%32 · 590 sayfa
Altın Kitaplar · Çev. Gönül Suveren · 590 sayfa
heart
3 kişi
Bu M. R. James'in hikayelerindeki o nazik hayaletlerden değildi. Evrenin sınırından gelmiş dehşet verici bir şeydi.
heart
4 kişi
Bugün Cenker abinin 100 Temel Eser Tierlist videosunu izlerken biraz düşüncelendim. Biz gerçekten ne kadar okuma alışkanlığı aşılıyor, ne kadar iyi rehber oluyoruz sonraki nesillere?

Düzenli okuma alışkanlığı nasıl sağlanır okumak istemeyene gerçekten bilmiyorum ama sanki okumak isteyen gençlere de yol göstericilik yok pek sistemimizde. Okumayı kendisi isteyen insanları da yanlış şeylere boğup okumaktan soğutuyoruz, ya da sanki okutanlar da kitabı bilmedikleri için çocukların üzerindeki olası etkisini fark etmiyorlar bile.

Kaşağı ilkokul travmamdı benim. İlkokula Ömer Seyfettin okutup duruyorlardı bize yahu, ilkokulda! Ömer Seyfettin rafı vardı sınıfta, kapaklarını da süslü süslü çocuksu göstermişlerdi milletin ilgisini çekiyordu (⁠╥⁠﹏⁠╥⁠).Yine de okuma alışkanlığım az biraz oluştu hayatta kaldı tamam ama sonra altıncı sınıfta bu zaten kitap okuyor diye bana Otomatik Portakal okutmuşlardı. Kendisi ilk modern klasik kitabı olur okumuş olduğum. Hangi akla hizmet bilmiyorum ama o şeyi okuyana kadar benim sıradan, huzurlu, neşeli bir memur çocuğu hayatım vardı…

Çocukları direkt bir denize atıp bir şekilde yüzeyde kalmalarını bekliyor gibi geliyor kitap okuma hususunda sistemimiz. Kısaltılmış klasiklerden de şikayetçiyim ben bu konuda, bir eser çocuğa uygun değilse onu dayatmak yerine daha uygun kitaplar okutulamaz mı gerçekten? “Gençler kitap okumuyor!” diye şikayetlenen insanlar kitap okumayı öğretiyor mu ki bizlere?
theesmabetul 1784047327
heart
alkis
9 kişi
Eserin bu baskısına bir ön söz yakışırdı…
Okuyorumolarak işaretledi.
Dracula
Dracula
Bram Stoker
49. sayfada%11 · 432 sayfa
Yapı Kredi Yayınları · Çev. Can Kantarcı · 432 sayfa
heart
shocked
9 kişi
Okuyorumolarak işaretledi.
Beyaz Diş
Beyaz Diş
Jack London
25. sayfada%10 · 258 sayfa
İş Bankası Kültür Yayınları · Çev. Levent Cinemre · 258 sayfa
heart
8 kişi
Bildirimleri Aç Evet Aç!