Novicius




+1 "Benim için olduğun insan olmaktan vazgeçersen, yürümen gereken yolu demlenerek yaşamaya çabalarsan, en çok bana uzak olursun Azra."
Hayallerimin önünde duran engellere kimi zaman karşı koyacak gücü bulamıyor, kimi zaman da mücadele etmenin yorgunluğuna sığınıyorum. Ve sonra, bir köşede sessizce bekleyen hayal kırıklıkları birikiyor içimde. Her biri, gerçekleşememiş bir ihtimalin, yarım kalmış bir cesaretin ve ertelenmiş bir hayatın hatırası gibi.
İnsan sanır ki onu öldürecek şey büyük felaketlerdir. Oysa bazı acılar vardır; ne bir gürültüsü vardır ne de bir yıkımı. Sessizce gelirler. Her gün biraz daha eksiltirler insanı. Ulaşamadığın hayallerin gölgesi, zamanla omuzlarına çöker. İçinde yaşamayı bekleyen onlarca hayat varken yalnızca bir tanesini sürdürmek zorunda kalmak, ruhun en derin yerinde ince bir sızıya dönüşür.
Belki de insanı yavaş yavaş tüketen şey, kaybettikleri değil; yaşayabilecekken yaşayamadıklarıdır. Bir gün dokunacağını düşündüğü düşlerin, zamanın öteki kıyısında silikleşerek kaybolduğunu görmek… İşte asıl acı budur. Çünkü bazı hayaller ölmez; yalnızca sahibinin yüreğinde sessiz bir ağıt gibi yaşamaya devam ederler. Ve insan, en çok da kendi içinde yarım bıraktığı hayatların yasını tutar…
https://open.spotify.com/track/7hN5MWu7ElpgqqCzg9wyTw?si=Fs1uxIZPS82XBI6Gf1dQ-A
Gün, acele etmeden geçiyor.
Bazı insanlar hayatı büyük olaylarda arıyor, ben küçük anlarda buluyorum onu.
Bir kitabın arasında unutulmuş bir kurutulmuş çiçekte,
sabah demlenen çayın buharında,
bir plağın ilk çıtırtısında…
Zaman geçiyor elbette.
Çiçekler soluyor, mevsimler değişiyor, insanlar geliyor ve gidiyor.
Ama hayat, çoğu zaman sandığımız kadar uzak değil.
Bazen bir sayfanın kenarına düşen güneşte,
bazen suladığımız bir saksının yeni filizinde,
bazen de sessizce oturup hiçbir şey yapmadığımız birkaç dakikada saklı.
Büyümek, her şeyi çözmek değilmiş.
Büyümek; bazı soruların cevapsız kalacağını kabul etmekmiş.
Ve galiba yaşamak da biraz böyle…
Eksiklerle, bekleyişlerle, yarım kalan cümlelerle…
Ama yine de güzel.
Çünkü her sabah yeniden açılan bir perde var.
Yeniden okunacak kitaplar,
yeniden dinlenecek şarkılar,
yeniden sevilecek insanlar var.
Ben bugün, elimde bir kitap ve içimde sakin bir umutla,
hayatın telaşına değil, ritmine kulak veriyorum.
Ve biliyorum ki…
Hayat bazen yalnızca bir plağın dönmesi,
bir çiçeğin suya kavuşması,
ve insanın kendi sessizliğiyle dost olması kadar basit.
~Tomris
















