Magister
+115 “Kapının önünde bekliyorum ama hala gelmedi hala.”
Buradan ne anlıyorsunuz? İki defa tekrar eden bir kelime var: “hala”. Peki, buradan çıkarmamız gereken şey nedir? Kuvvetle muhtemel, akraba bağı bulunan bir kimseye göndermede bulunuyor, değil mi? Lâkin kalemi kuvvetli olan bir yazar neden cümle içerisinde bu denli sıradan bir yaklaşım sergiler? Cümleyi şöyle yaparsak ne olur?
“Kapının önünde bekliyorum ama hâlâ gelmedi hala.”
Burada anlam tamamıyla değişti! Basit ve gereksizmiş gibi görünen şapka işareti (düzeltme işareti), anlamı tamamen inşa edecek ve değiştirecek güce sahiptir. Bir başka örnek daha verelim (suyu bulandırıp hicvederek):
“Karını istiyorum… Yıllarca bunun için emek verdim ben.”
Ne düşünürsünüz böyle bir cümleye denk gelirseniz? Zihninizden geçenler sizde saklı kalsın. Peki, aynı cümleyi şöyle yaparsak:
“Kârını istiyorum… Yıllarca bunun için emek verdim ben.” Şimdi karşımıza, çalışmış olduğu işte emek vermiş ve kârını bir başkasından isteyen adam çıktı.
Özetle, şapka işareti deyip geçmeyin; fena patlatır. Süs olsun yahut havalı dursun diye de değildir, gereklidir ve gerekli olmaya devam edecektir.
Son not: Eğer şapka işaretine dikkat etmezseniz telaffuz hususunda da oldukça güçlük çeker ve kelimeleri olmadığı hâliyle seslendirirsiniz.
'Olması gereken' insanı kendi doğasından koparıp adeta kendi dışında bir varoluş biçimine yöneltebilirken, 'olan' ve 'olabilen,' insanın insan olarak yeşermesinin önünü açan, onun etkin bir varlık olmasını sağlayan kategorilerdir.
Toplımsal sorunlar olarak gördüğümüz sorunların sadece görünüşte böyle olduğu, aslında bu sorunların kişilerin kendilerini varedemediklerinde başkaları üzerinden varolmaya çalışmaları sorunları olduğunu dile getirmiştik.
Çalışmalar tamamlandığında sizleri ayrıca bilgilendireceğiz. Planlanan bakım kapsamında site, bu gece saat 22:30 ile yarın sabah 07:00 arasında erişime kapalı olacaktır. Bu süre boyunca performans optimizasyonları ve diğer teknik güncellemeler uygulanacaktır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
Tangerines – Zaza Urushadze (2013)
https://www.imdb.com/title/tt2991224/

Doğrusu bilgisayarın metafiziksel çıkarımlarını henüz anlamıyoruz. Dünyayı hem incelikli hem de çarpıcı şekillerde dönüştürdüğünü biliyoruz; bu, gün gibi açık. Ama göze çarpan daha fazlası var. Ünlü profesör ve filozof Marshall McLuhan'ın onlarca yıl önce söylediği gibi, bilgisayar "insanın teknolojik giysilerinin en olağanüstüsü; bizim merkezi sinir sistemimizin bir uzantısı. Tekerlek onun yanında olsa olsa hulahop gibi kalır." Bilgisayar aynı anda hem yeni hem de her yerde birden bulunan bir şeydir ve insan bilgisayarın bir yüzyılda neler yapabileceğini, hatta on yılda neler yapabileceğini ancak hayal edebilir.




















