“Kapının önünde bekliyorum ama hala gelmedi hala.”
Buradan ne anlıyorsunuz? İki defa tekrar eden bir kelime var: “hala”. Peki, buradan çıkarmamız gereken şey nedir? Kuvvetle muhtemel, akraba bağı bulunan bir kimseye göndermede bulunuyor, değil mi? Lâkin kalemi kuvvetli olan bir yazar neden cümle içerisinde bu denli sıradan bir yaklaşım sergiler? Cümleyi şöyle yaparsak ne olur?
“Kapının önünde bekliyorum ama hâlâ gelmedi hala.”
Burada anlam tamamıyla değişti! Basit ve gereksizmiş gibi görünen şapka işareti (düzeltme işareti), anlamı tamamen inşa edecek ve değiştirecek güce sahiptir. Bir başka örnek daha verelim (suyu bulandırıp hicvederek):
“Karını istiyorum… Yıllarca bunun için emek verdim ben.”
Ne düşünürsünüz böyle bir cümleye denk gelirseniz? Zihninizden geçenler sizde saklı kalsın. Peki, aynı cümleyi şöyle yaparsak:
“Kârını istiyorum… Yıllarca bunun için emek verdim ben.” Şimdi karşımıza, çalışmış olduğu işte emek vermiş ve kârını bir başkasından isteyen adam çıktı.
Özetle, şapka işareti deyip geçmeyin; fena patlatır. Süs olsun yahut havalı dursun diye de değildir, gereklidir ve gerekli olmaya devam edecektir.
Son not: Eğer şapka işaretine dikkat etmezseniz telaffuz hususunda da oldukça güçlük çeker ve kelimeleri olmadığı hâliyle seslendirirsiniz.







