Hayallerimin önünde duran engellere kimi zaman karşı koyacak gücü bulamıyor, kimi zaman da mücadele etmenin yorgunluğuna sığınıyorum. Ve sonra, bir köşede sessizce bekleyen hayal kırıklıkları birikiyor içimde. Her biri, gerçekleşememiş bir ihtimalin, yarım kalmış bir cesaretin ve ertelenmiş bir hayatın hatırası gibi.
İnsan sanır ki onu öldürecek şey büyük felaketlerdir. Oysa bazı acılar vardır; ne bir gürültüsü vardır ne de bir yıkımı. Sessizce gelirler. Her gün biraz daha eksiltirler insanı. Ulaşamadığın hayallerin gölgesi, zamanla omuzlarına çöker. İçinde yaşamayı bekleyen onlarca hayat varken yalnızca bir tanesini sürdürmek zorunda kalmak, ruhun en derin yerinde ince bir sızıya dönüşür.
Belki de insanı yavaş yavaş tüketen şey, kaybettikleri değil; yaşayabilecekken yaşayamadıklarıdır. Bir gün dokunacağını düşündüğü düşlerin, zamanın öteki kıyısında silikleşerek kaybolduğunu görmek… İşte asıl acı budur. Çünkü bazı hayaller ölmez; yalnızca sahibinin yüreğinde sessiz bir ağıt gibi yaşamaya devam ederler. Ve insan, en çok da kendi içinde yarım bıraktığı hayatların yasını tutar…
https://open.spotify.com/track/7hN5MWu7ElpgqqCzg9wyTw?si=Fs1uxIZPS82XBI6Gf1dQ-A







