Hoşgeldin!
Sizi görmekten çok mutluyuz! Şimdi giriş yapın, arkadaşlarınızla yeniden bağlantı kurun, en son güncellemeleri takip edin ve Mokita'nın dünyasına dalın...
Dönüp dolaşmak için özellikle çıktığım yolda gezerken sokak sokak, karşıma çıkan herkesi öldürmek hayalleri kuruyorum. Öfkeliyim ama bilmiyorum. Bir iki tıksırma ve öğürme anlarının geriye dönülemez hataların pişmanlıklarıyla bile bile devam ediyorum. Bunca alkolü, otu ve muhtelif plastiği bünyemin kaldırmasına şaşırıyorum. Neden ölüp gitmediğime dair hiçbir fikrim yok. Bilmiyorum her şey rölanti. Arapla geziyorum, güzel, […]
Tanıdığım ilk punkçı dedemdi. Ön cebinde daima bir dolma kalem taşıdığı, kısa kollu kareli gömleği ve tepesi dökülmüş, arkası çekiçli kafasına şap şap vurup “Aydede” diye gülüşmelerimizi her anımsadığımda bu aklıma gelir. Avdan diye çorak bir köyde, babadan kalma tek gözlü kerpiç kulübede gözlerini açtığı an hayatı hep bir kaç sıfır geriden takip etmişti. Ben […]
Arabayı görmedi. O da onu görmemiş olacak ki az kalsın çarpıyordu. Arabayı görmediği gibi sokak lambasındaki martıyı, kedinin ağzındaki tavuk budunu, yanından geçen güzel kızı da görmedi. O görmese de martı da kedi de güzel kız da onu görmüştü. Hepsinin de ilk tepkisi kaşlarını kaldırmak oldu. Martının kaşı olmasa da yine de öyle […]
Baba! Çok düşünceli görünüyorsun. Babaannemin yanından döndüğünde genelde daha iyi görürdüm seni. Kötü bir şey mi oldu? Annemin zihnini yapay zekaya aktarmak bir hata mıydı diye düşündüm ilk defa bugün. Bu bence her zaman var olacak bir şüphe. Seni bunca zaman sonra rahatsız eden şey nedir? Bir gün gelecek büyük ihtimalle sen de […]
(Hikayenin bir önceki bölümünü okumak için tıklayın) AĞLAYAN ORMAN Sessizlik çöktüğünde İlger kayanın arkasından çıkıp kulağını Barlas’ın dudaklarına dayadı, hala nefes alıyordu. Bir iki sarsıp uyandırmayı denedi ancak gözlerini açmıyordu. Çantasındaki çaput parçasını alıp dostunun alnındaki yarasına bastırdı. Bir yandan etrafına bakınıyor bir yandan da Barlas’ı uyandırmaya uğraşıyordu. Kollarından tutup kaldırmayı denemişti ama sıska […]
İKİ YABANCI Birbirine kaynamış iki büyük dağın ortasındaki geçidin başında, yolcuların dinlenmesi için akıllı bir tüccar tarafından kurulmuş hanın girişinde bekleyen iki yabancı, ay ışığını sırtlarına alarak içeriye girdi. Suratlarına çarpan pişmiş kuzu eti ve her türden içki kokusuyla ciğerlerini yıkayıp birbirlerine baktılar ve görmezden gelip en uzak masalara oturdular. Hancı ilk önce kendine yakın […]
ERKAN! O DOLAPTA NE VAR? Aysel ve Murat yoğun geçen bir iş gününün sonunda, rem uykularının en derin dehlizlerindelerdi. Sokaktan geceye ait sesler geliyordu. Metropollerin kaçınılmazı hep bir yerden bir yerlere giden arabaların sesi… sokaktan geçen bir ayyaşın kendi kendine konuşma sesi… Uzaklarda da olsa bir ambulansın geceyi delen acı sesi. Tuhaf bir şekilde üç […]
Diken ve Gök – Hazırlamakta olduğum lovecraftvari/kozmik korku romanı fikrinin giriş veya birinci bölümü tarzı bir çalışma. İyi okumalar. Dünyanın her bir yanında devasa omurgalar ortaya çıkalı altı ay geçti. Bir anda belirdiler. Benim ilk karşılaşmam ise neredeyse ölümcül oluyordu. O gün, ev arkadaşım Mert için birlikte bir partiye gidecektik. Mert ise hoşlandığı kızı görmek […]
Kumar Cennetten yer ayırtmak için ATM’ye uğradım bugün. Zaten fazla uzağa gidemem; tek dolmuşla vardım varacağım yere. Çok sıra vardı ama herkesin sırada olma nedeni farklıydı. Sağıma döndüm, kahvehanenin dolmaktan kustuğu birkaç dayı kapının önüne iskemle atmış oturuyordu. Acaba onlar benden önce mi davranmışlardı? Ak düşmüş saçları ve babadan kalma, hayatı çözmüş tavırlarıyla oturmuş, sıradakileri […]
İnsanoğlunun ilk evi mağaralardı diye düşünürsek; vakti zamanında düşmanları: yarasalar, zehirli akrepler, kendine yeni yuva arayan ayılar ve kurtlardı büyük ihtimalle. Zamanla bu korkutucu canlılar, yerlerini insanoğlunun engellenemez hayal gücüyle yarattığı görünmeyen varlıklara bıraktı. Periler, cinler, hortlaklar, hayaletler… Aslında insanoğlunun en çok korkması gereken, kendi türdeşi değil miydi? Peki ya baba korkusu, terk edilme korkusu, […]
Yin Yanggggggg [geo_headline tag=”h5″ style=”bordered” type=”round” number=”1″][/geo_headline] -yalnız bu akşam yediye kadar elimde olur değil mi, sekizde akşam yemeği yiyeceğiz ve benim ezberlemem falan gerekiyor, anca. -merak etmeyin, size yakışan bir şey derlemek on dakikamı alacak zaten. -anlamadım? -öyle net ifade ettiniz ki kendinizi, çok iyi idrak ettim, kısa süre içinde ulaştıracağım. -tamamdır, bekliyor olacağım. […]
Polis memuriyetimden emekli olalı altı yıl oluyor. Nihayet yıllar önce adımı sıraya yazdırdığım huzur evinden haber geldi. “Bir odamız müsait, sizi en kısa zamanda bekliyoruz,” dediler. Haberi aldığım günün akşamı hemen bir bavul toparlayıp, sabah huzurevinde aldım soluğu. İnsan koşa koşa gider mi huzurevine! Piyango kazanmış gibi haber verilince gidiliyor işte. Emekli ikramiyesi ile aldığım […]
Yükleniyor...
Aramanıza uygun sonuç bulunamadı.
Yeni bir topluluk açmak istiyorsanız iletişim formu üzerinden başvuru gönderebilirsiniz.
Başvurunuzda planladığınız topluluğun adını, amacını, hedef kitlesini, hangi içeriklerin paylaşılacağını, neden böyle bir topluluğa ihtiyaç duyulduğunu ve varsa moderasyon yaklaşımınızı yazın.
Topluluk adını oluşturduktan sonra istediğiniz zaman değiştirebilirsiniz.
Gizlilik türü daha sonra değiştirilebilir.
Toplulukta +18 içerik olup, olmadığını seçin. Daha sonra değiştirilebilir.
Hesap oluşturma talebiniz başarıyla alındı. Lütfen e-posta adresinize gönderdiğimiz aktivasyon bağlantısına tıklayarak hesabınızı aktif hale getirin.
Aktivasyon bağlantısı 24 saat geçerlidir.
Kayıt olmak için bilgilerinizi girin
Giriş yapmak için bilgilerinizi girin
Şifrenizi sıfırlamak için bilgilerinizi girin
Enter the code that was sent to your email address