Ellerimiz uçuyor gökyüzüne.
Bir rüzgârın derin hissinde kayboluyoruz,
Bilmem nedendir bu ufukların bayat görüntüsü.
En içten dileklerini iletiyormuş,
Ben duymadım, öyle dediler bana.
Kim mi dedi? Onu da bilmiyorum ya hani,
Sorsan adımı söyleyebilirim ancak.
Gerisini, ötesini bilememekle beraber
Teferruatlara da inanmamaktır boynumun borcu.
Ama, fakat ve lakinleri sıralarım,
Sonra yine, hep yaptığım gibi kaçarım.








