Novicius





"Hayatımız der Pitagoras, Olimpiyat oyunlarında biriken büyük kalabalığa benzer: Kimileri oyunlarda ün kazanmak için bedenlerini işletirler; kimileri para kazanmak için satılık mallar getirirler; kimileri de, en kötüleri değildir onlar, başka çıkar düşünmeden her şeyin niçin, nasıl yapıldığına bakar, kendi hayatlarını anlamak ve düzenlemek için, başkalarının hayatlarını seyrederler. "
"Yaşamamızı ölüm kaygısıyla, ölümümüzü de yaşama kaygısı ile bulandırıyoruz. "
dökmek istiyorum.
Olaylar yaşanırken toplumun verdiği
tepki, bu toplumun içten içe ne kadar
çürüdüğünü bana bir kez daha gösterdi.
Çocuğun oynadığı oyunlar, ideolojisi,
cinsiyet kimliği devamlı tartışma konusu
haline getirildi.
Böyle elim bir olaydan dahi nefret
devşirmek, kötülüğün dahi ötesinde bir
eylemdir.
Taş kafalı Y kuşağı oyunların üzerine,
homofobik kesim ise çocuğun cinsiyet
kimliği üzerinden lgbt+ bireylere karşı
nefret kusmaya başladı fakat kimse bu
çocuğun yalnız bırakıldığına ve zorbalığa
uğradığına değinmedi.
Asıl sorun ne hobileri, ne yönelimi. Eylemi gerçekleştirmeden evvel yayınladığı
manifestoyu okumanızı rica ediyorum.
Çocuk farkedilmek istiyor.Ciddiye alınmak,
konuşulmak, varlığının
doğrulanması. Tek derdi bu.
Farketmesek de, insanlar olarak hepimiz
farkedilmek için yaşıyoruz ve eyleme
geçiyoruz.
Bu durumu olumlu kullanabilen insanlar
topluma katkı veriyor. Kullanamayanlar ise yıkım yaratıyor.
Çocuğun yazdığı manifestoda hayvanları
ve insanları önemsediğini ve şiddetten
hoşlanmadığını söylemesi bu vahşi
saldırıyı yalnızca varlığının farkedilmesi
için yaptığının en büyük kanıtı.
Eğer ebeveynleri onunla yeterince
ilgilense, onu sorunlarıyla başbaşa
bırakmasa, belki de bu olayların önüne
geçilebilirdi.
Sorunu aptalca noktalarda aramayı
bırakmalıyız. Herhangi bir şeye düşman
olarak sorunları çözemeyiz.
Çocuklara ilgi göstermeli, onları ciddiye
almalı, fikirlerini dinlediğimizi göstermeli
ve akran zorbalığının önüne geçmeliyiz.
Çocukları kaybedersek,
geleceği kaybederiz.
Fakat fikirlerim Taha’yı tanıdıktan sonra beni şüpheye düşürdü. Onun Nietzsche okumaları kaçırdığım bir şey olduğunu hissettirdi bana.
Şimdi nispeten daha olgun bir insan olarak kişisel egomu bir kenara bırakıp en baştan Nietcszhe okuma rotası izleyeceğim. Hatırladığım detaylar ve Araştırmalarım sonucu kolaydan zora doğru kaba bir harita oluşturdum.
Nietzsche okumak, ona ucundan da olsa dokunmak isteyen ama nereden başlayacağını bilemeyen dostlar benimle beraber devam edebilir. Hem Üzerine fikir alışverişi yapar, hem de Nietzsche külliyatına giriş sağlarız. Başlangıç listesi şu şekilde olacak ;
Putların Alacakaranlığı
İyi ve Kötünün Ötesinde
Ahlakın Soykütüğü
Deccal
İnsanca Pek İnsanca
Ecce Homo
Böyle Buyurdu Zerdüşt
Güç İstenci
Konu hakkında bilinçli olan dostlar, eklenmesi ya da çıkarılması gereken herhangi bir şey olduğunu düşünüyorsanız ya da listede okuma sırası değişikliği gerektiğini düşünüyorsanız yorumlarda belirtirseniz çok memnun olurum.
"İster var olsunlar, ister var olmasınlar. Biz tanrıların kölesiyiz."
















