Film bitti, şimdi, üzerine biraz konuşmak istiyorum. Elimden geldiğince spoiler vermemeye çalışacağım.

Şöyle ki, film gayet etkileyici ve baya rahatsız edici, ancak en başarılı bulduğum şey hikayenin ana kötüsü olan karakter, Josef… Karakterin hayatı tamamen yalan ve bir oyunculuk/kameralara alınma saplantısından ibaret olduğundan bu ismin doğruluğu konusunda da şüpheliyim. Tuzağına çekip öldürdüğü insanlardan bir amatör kaset koleksiyonu yapan, koleksiyonu büyütmek için sürekli yöntem ve kimlik değiştiren bir adam zaten kendisi, ancak şunu baştan söylemek gerekiyor ki Creep, devamlı diğer Slasher filmleriyle beraber zikredilmesiyle rağmen bir Slasher filmi sayılamayacak kadar şahsına münhasır. Josef karakterinden bahsetmek istiyorum. Onu “sapık” olarak nitelendirmek haksızlık olurdu, sapıktan da ötesi çünkü… Kurbanlarını kendi ağına çekip kusursuzca öldürdüğü film kasetlerini bir dolaba dizen, bu kasetleri ve zamanında kendi “müşterisi” olan kurbanları öldürdüğü sahneleri tekrar tekrar izleyerek kendini tatmin eden (yanlış anlamadıysam, büyük ölçüde cinsel anlamda bir tatmin bu), rol yapmaya ve kandırmaya takıntılı, manipülatif ve cidden aşırı hastalıklı bir karakter. Eşi olarak tanıttığı, ancak sonradan aslında kız kardeşi olduğunu öğrendiğimiz Angela karakteri hakkında anlattığı hayvan pornografisi ve tecavüz anısı, bu anıyı ana karakterimiz Aaron’u korkutmak için mi söylediğinin, yoksa kendi hastalıklı fikirlerinin ve planlarının (veya geçmiş eylemlerinin) bir izi mi olduğunun belirsizliği, hastalıklı ve saplantılı tarafının ufak bir görünümü. Yine filmde gerilim unsuru oluşturan ana şeylerden birisi, bir insan olarak Josef’in tavırları. Açıkçası, bana Stephen King’in “Sadist” romanındaki Annie Wilkes’ı hatırlattı yer yer. Sürekli Aaron’a sarılmak istemesi, ona karşı rahatsız edici şeyler beslediğini ufak davranışlarla belli etmesi, durup durup dalgınlaşması, birden gülmesi veya ağlaması, devamlı tavır değiştirmesi ve çeşitli duygu patlamaları yaşaması… Filmin “Bu adam zamanında böyleymiş, bu yüzden böyle olmuş”a indirgememesi ve Josef’in geçmişini de örtük/belirsiz bırakması hoşuma gitti. Filmin Footage formatında kaydedilmiş olması ve Josef’in dengesiz hareketleri ile Aaron’un tedirginliğini tüm çıplaklığıyla ortaya koyması da cabası. Bu formatın çeşitli sahnelerde çok güzel değerlendirildiğini de (meşhur saç kesme sahnesi. Aaron uyurken ve kamera açık halde kendisine dönükken görünmeyen bir el tarafından kameranın kaldırılması ve Aaron’un vücudunu boydan boya kaydetmesi gibi) söylemeden geçmeyelim… Her neyse, kısacası beğendim. Filmde kullanılan jumpscare’ların korku unsuruna değil de Josef karakterine hizmet etmesi durumu çok sonradan fark ettiğim bir şey oldu, filmin ucuz olduğunu düşünmekten beni kurtaran asıl şey de bu oldu sanırım.

(Not: İkinci filmde Josef’in zihni ve filmin evreni daha da açılıyormuş sanırım, izleyeceğim!)
Daha önce izlediniz mi? Ben yeni başladım, şimdilik ne düşüneceğimi bilmiyorum, tuhaf ilerliyor…
IsimsizYokkisi 1792431100
heart
6 kişi
∙
heart
2 kişi
  • Pierrot
    Yahya Adıgüzel·Pierrot
    ana karakterin kendisine josef demesi de manidar aslında. hatta kasetçi oğlanın isminin aaron olması da güzel düşünülmüş. ayrıyeten oyunculuk fevkalade
    ·4 saat önce
    Cevapları Görüntüle (1)
  • lordhenrywotton
    buse ·lordhenrywotton
    hemmen izliyorum hocam
    ·5 saat önce
    Cevapları Görüntüle (1)