Mutaassıplık olarak ifâde ettiği öztürkçe uygulamalarının Türkçe’yi bir felâkete sürüklediği bunun yanında Türkçe’ye verdiği zararı üzüntü ve öfkeyle karışık duygularla anlatan yazarımız Türkçe’ye sonradan uydurularak ilâve edilen kelimelerden duyduğu rahatsızlığı da misâlleriyle açıklamaktadır. Ki bu kitabın en kıymetli yönü, benim fikrimce, doğru ve yanlış olduğunu ifâde ettiği her meseleyi geniş misâllerle açıklaması ve dönemin en önemli isimlerinin ifâdeleriyle de desteklemesi, muharririmizin bence hem en büyük başarısı, hem de konuya ne kadar vâkıf olduğunun delili niteliğindedir.
“Türkçenin Sırları” o sırları çok iyi bilen ve hayatını dil davasına adamış kıymetli bir ismin kıymetli bir eseri. Anadiline dâîr ciddî meseleleri öğrenmek isteyen herkese de bu kıymetli eseri okumalarını öneririm.
“Milletimizin, çağdaş medeniyet dilleri seviyesinde bir kültür ve tefekkür diline, sâhip olması ve bu dilin her an daha millî bir lisan karakteriyle zenginleşip güzelleşmesi, millî kazançlarımızın en büyüğü olacaktır.” (syf 314)








