Kötülük problemi ile ilgili güncel serzenişlerim

Günümüzde hala kötülük problemi ile ilgili yazılan kitaplar kötülüğü “iyiliğin eksikliği” olarak görür. Yani temelde bir olumsuzlama olarak ifade edilir. Bu anlatıyı Yahudi hristiyan teologların inşa ettiğini net bir biçimde biliyoruz. Tabiki Hristiyan teologların Yeni Platonculardan ne denli etkilendiği çok açık. Öyle ki güncel bir kitapta (Altay Cem Meriç Kötülük Problemi) kötülük problemi ile ilgili aksiyomlar neredeyse aynı ifadeler ile geçer. Fakat müslüman filozoflara göndermelerle. Şimdi bu durum neyi gösteriyor? Bence bu durum ülkede düşünce adamı diye ortaya atılan adamların ne derece vasatın altı, ne derece meseleye kendi kafalarını hiç yormamış insanlar olduklarını açıkça gösteriyor. Geleneğe yaslanmanın dayanılmaz hafifliğiyle herkese parmak sallamak dışında düşünce dünyasına zerre katkı sağlayamazlar bunlar.

Kötülüğün bir hiçlik olduğu Dante’de bile az evvel gösterdiğim pasajda görmüşsünüzdür diye umuyorum. Şimdi bu adamlar kötülüğü uslamlamaya alıp güya tikel kötülüklerden ayırt ettiğini sanıyorlar. Halbuki Kötülük uslamlamalarla kaçınabileceğimiz bir kavram değil. Kötülük gerçek olan bir şey. Dönüp dolaşacakları yer yine belli kötülük yoktur ama kötülüğün sonuçları vardır diye ayak oyunları yapacaklar. Malesef bu ayak oyunları da Hristiyan geleneğinin en temel argümanları. Asıl utanç verici olan bu adamların İslam teologu diye ortaya atılıp Hristiyan teolojisini kullanmaları.
heart
6 kişi
    Bu gönderiye henüz yorum yapılmamış!