Camus’un Yabancı romanında uslüp çok önemlidir. Yazar camdan bir filtre ile yargısız bir dil kullanır. Bundan yola çıkarak çok kısa bir sahne yazdım ne düşünürsünüz?Öğleden sonraydı. Mutfak masasında oturuyordum. Sfenks kapının önündeydi. Gri tüyleri vardı. Kuyruğunu iki kez sağa, bir kez sola vurdu. Güneş perdelerin arasından sızıp masanın üzerindeki boş tabağa vuruyordu. Sessizlik vardı. Yerden bir sinek kalktı, kedi kafasını çevirdi. ‘Miyav’. ​Sonra karşı kapıdan gürültüler yükseldi. Bekir yine bağırıyordu. İniltisine babasının tok sesi karıştı. Kalkmadım. Kedi eğildi, ön patisini yaladı. Bir süre sonra kapı şiddetle kapandı; ses apartman boşluğunda yankılandı. Dışarı çıktığımda koridorda bir polis duruyordu. ​Bekir’in karısıyla göz göze geldik. Kadın, ‘Hiç umurumda değil, ister gelsin ister gelmesin,’ dedi. ‘Evet,’ dedim. Sonradan kadının kendini tavana asmaya kalktığını, kocasının onu son anda kurtardığını anlattılar. Kedi koridorun karanlığına doğru yürüdü. Artık orada değildi.​Mutfağa geri dönmüştüm. Tavayı ısıttım. Omleti yemeye koyuldum. Kargalar çatıya konuşlandı. Hava buz gibidir dışarda diye düşündüm.Omletin tadı güzeldi.”
heart
5 kişi
    Bu gönderiye henüz yorum yapılmamış!