Eser biraz hızlı, biraz yavaş bir anlatıma sahip. Olaylar çok dallandırılıp budaklandırılmıyor, bununla birlikte ağır bir hissiyatı olduğunu söylemeliyim. Sanırım bunun sebebi eserin savaş filmlerindeki yoğun olaylardan ziyade öksüz ve yetim kalmış iki kardeşin trajedisini yalın bir şekilde anlatıyor olması. Ancak bu yalınlığın rahatlatıcı olduğunu söyleyemem. Zaman zaman hikaye olumlu duygulara yer verse de asla tam olarak huzurlu hissedemedim. Şu ana kadar yalnızca Ruhların Kaçışı filmini izledim Studio Ghibli’den. Her ne kadar bu iki filmin yaratıcıları farklı iki arkadaş olsa da aynı Ruhların Kaçışı’ndaki gibi bu filmde de bahsetmiş olduğum yalınlığı kadar tekinsiz hissettiren bir anlatım gözlemledim. Belki de bu tekinsizliğe sebebiyet veren zaten bu yalınlığın kendisidir. Başka bir şeyler daha olmalıymış gibi hissediyorum ama olmuyor da denebilir. Bunu olumsuz bir eleştiri olarak almanızı istemem. Zaten bir film uzmanı da değilim. Bu yazıyı da herhangi bir izleyici olarak yazdım.
Şaheser bir film mi yoksa ortalama mı bilmiyorum. Ödüller almış bir yapım. Zaten Ghibli’den kötü bir film beklemiyorum. Eleştirmenlerin yorumlarından gördüğüm kadarıyla da oldukça başarılı bir film. İzlerseniz pişman olacağınızı sanmıyorum. Sanırım söyleyebileceğim en iyi şey filmin iyi bir film olduğu.
Teşekkür ederim, sağlıcakla…







