Lakin ile başladığımız her cümlenin öncesindekileri çöpe attığımız gerçeğini gözardı etmemek gerekir. Asıl mevzuya gelmeden önce sözlerimizi yumuşatmak için kullanırız ama, fakat ve lakin kelimelerini. Pek mantıklı olan bu uygulama bazen saçma hallerden kurtulmamıza vesile olur. Bazı bağlaçlar ise bu durumdan kurtulmamamız için varolmu gibidir. Kimi zaman ayrı kimi zaman birleşik yazmak gerekir ama , ama öyle değildir bir kurtarıcıdır, bir liderdir. Ama bu liderlik arka planda olanları gizlemek için kullanılan bir vasıftır. Bazı vasıfsızlıkları gizlemek için kullanılan bu vasfı kabul ediyoruz aslında hepimiz. Kimi bilerek kimi ise bihaber bir şekilde. Mevcudiyetinin en temel görevi olan liderliğin pek matah olmadığı ve içinde bulunduğumuz bu durumda ne kadar profesyonel davranırsak davranalım bilgisizliğimiz elbet bir an gelip zuhur edecektir. Bir ışık hüzmesi gelip heryeri aydınlatacak, karanlıkta kalan tek bir mesken bile bulanamayacaktır. İşte o vakit geldiğinde tüm çabalarımız meyvesini verecek ama çürük ama çarık. Çaba göstermeyenlerse ağacın dibine düşen meyvelerden başka bir şey bulamayacaktır. Ama zannetmeyin ki tüm çabalar çürük de olsa meyve verecek. Bazen ne kadar çabalarsak çabalayalım ağacımız çürüyecek ve karşı çıktığımız düzenin sahipleri çürüyen ağacı kesip, boş kalan alanı da düzenin kendisi yapacaklardır. Oraya bir anıt yapacak ve karşı gelenlerin sonun bizlere gösterecektir. Zaten kaçmaya fırsat arayan arayışlar ise birer birer organizmanın içine çekilecektir.
Karşılığını vermeyen çabalara da küsmemeliyiz. Başarısız olmamız ne bizim yetersizliğimizden ne de sistemin karşı gelmesindendir. Bazen olmayınca olmuyor diyip sıyrılmak gerekir. Bu bir kaçış mekanizması değildir, aksine insanın kendini gereğinden fazla yıpratmasına karşın oluşturulmuş bir icattır. Kimin icat ettiğinin de bir önemi yoktur, bazen meyvenin bağını sorgulamak sadece zarardır.






