İlk 150 sayfası ne kadar çektiyse beni sonrası da bir o kadar sıktı. O kadar heyecanla okumuştum ki ilk bölümleri, “galiba bu benim westernim” bile demiştim ama yok. Şimdi bir noktada dürüst olmak gerek, çoğumuz bu romanı Portal’ın videosundan öğrendik. Ben kendim adına konuşacak olursam elbette ağır bir metinle karşı karşıya olduğumu biliyordum. Hala okumamışlar için söyleyeyim, bu roman o videoyu izleyince kafanızda canlanan şey değil dostlar. Belki kızacaksınız ama bu roman niçin bu kadar rağbet görüyor hiç anlam veremedim. Paragraflar boyu kan ve kum dışında hiç bir şey anlatmayan, tekrarlı ve gereksiz fazla şairane betimlemelerle dolu, ilgi çekiciliğini içeriğinin rahatsız ediciliğinden alan bir yapıt bu. Bir köye girilir, katliam yapılır, deriler yüzülür, iç organlar çıkarılır ve yine gereksiz betimlemelerle dolu bir başka at yolculuğuna çıkılır. Romanın anlatmak istediği şeyin farkındayım, ağır olması da bilinçli bir tercih ama bana gitmedi dostlar. Aman aman western aşığıysanız bir bakın derim ama bu haliyle bu roman oldukça dağınık, finalinin veya taşıdığı fikrin ağırlığını içeriğine yedirememiş ortaya karışık bir yapı.
Okudumolarak işaretledi.
Kan meridyeni
Kan meridyeni
Cormac McCharty
1/5 puan verdi
İthaki Yayınları · Çev. Begüm Kovulmaz · 400 sayfa
heart
4 kişi
  • Agros
    Ömer Tüfekçi·Agros
    Metnin teknik özelliklerini yer yer sempati ve saygı beslemiş biri olarak size , özelikle son cümlenizdeki öneri yaptığınız kesime, katıldığım noktalar var. Farkımız okuma deneğimimizin kronolojik olarak ters olması sanırım. Tekrara düşmesini bana sorgulattığınız için teşekkürler, bunun üzerine düşünmemiştim.
    ·3 saat önce