İblis’in hakiki varlığı, varlıktan yoksunluğu, boşunalığı ve hiçliğidir. Her günahın layık olduğu yere gömüldüğü, yeryüzünün ölü merkezinde karanlık içindedir. Cehenneme inilirken her halka, en alttaki ihanet halkasına kadar bir üsttekinden daha önemli, daha ağır günahlarla doludur; İblis, en büyük ağırlıkların buluştuğu dönen dünyanın ölü noktasında kalçalarından buza saplı halde ölü merkezdedir. Bu noktada devinim yoktur; en büyük ağırlıklar hakiki yerlerini bulmuştur ve ebedi olarak hareketsiz bir kütle halinde sıkışıktır, burada İblis bütün dünyanın ağırlığı altındadır (Cennet 29.57: “da tutti i pesi del mondo costretto”). Bu açmaz, bu yaşamsız noktanın varolmayışının, karanlığının, anlamsızlığının ve boşunalığının işaretidir.Tanrı’dan uzaklaşıp gerçek dışılığa döndüğümüzde kendi üzerimize kapandığımız gibi, cehennemin merkezi de sonsuza kadar kendi üzerine kapanmış karanlık bir kütledir, gerçeklikten bütünüyle ve sonsuza kadar kopmuştur. Bu hiçliğin simgesi olan İblis, olumsuzluk dışında hiçbir gerçek niteliğe sahip olamaz ve Dante’nin resmetmek istediği şey tam da İblis’in fayda etmeyen hareketsizliğidir.







