mahmud derviş’i arapçasından okumaya çalışırken en çok takıldığım yer خَانَتْنِي الأَغْصَانُ oldu. dallar bana ihanet etti. arapçada az çok aşinalığım var ama bazı dizelerde mesele kelimeleri anlamaktan çıkıp, yan yana nasıl durduklarını düşünmeye dönüşüyor. dal dediğin şeyin ihaneti ne demek mesela? insanın tutunacağı, gölgesine sığınacağı, büyümesini bekleyeceği şeyin birden karşısına geçmesi. hemen ardından gelen لَنْ يَكُونَ بَعْدَهَا شَيْءٌ bundan sonra hiçbir şey olmayacak — dizesi de bu yüzden yalnızca bir son ilanı gibi gelmedi bana. sanki gelecek dediğimiz şeyin dayanakları birer birer çekiliyor vesaire. derviş’te sevdiğim, modern arap şiirinde de sık sık karşıma çıkan şeylerden biri de bu zaten. çok kişisel görünen bir imgenin, fark ettirmeden tarihsel ve kolektif bir ağırlık kazanması. sürgün, yurt, hafıza bunlar şiirde büyük büyük söylenmek zorunda değil. bazen bir dalda, buğdayda, uykuya ninni söyleyen bir baykuşta beliriyorlar. özellikle son imgeyi düşündüm ninniyle kılıçların aynı ses dünyasına girmesi çok garip geliyor. huzurla şiddet artık birbirinden ayrı değil. insanın dinlenmesi gereken yerde bile dünyanın gürültüsü sürüyor falan. Çeviride “ömrümü durdur” diye okuduğum yerin arapçasında ise مُدَّ عُمْرِي var; bu daha çok ömrümü uzat demek. bu küçük fark bile şiirin yönünü değiştiriyor durmakla devam etmek, sonla yeni bir göç ihtimali arasında gidip geliyoruz
Ey intiharımın ulaştığı yer
Ömrümü durdur ki başlayayım herhangi bir göçle
Celile bitkileri gibi fışkırayım
Ve katledilen gibi alevleneyim
​Ey intiharımın ulaştığı yer
Katlin ve düşün ortasında duran
Senden çanların vuruşu uzaklaşmadan
Ve senden saatlerin vuruşu uzaklaşmadan
​Bu telaşım ilk ve sondur.
​Dallarlar bana ihanet etti
Sonrası olamayacak
Beni güldüren buğdaydan
Sonra ninni söyleyen baykuş
Katleden kılıçlarla birlikte ötecek.
Mavi bir gün
Mavi bir gün Mahmud dervişDünya Aktüel Yayınları- Sayfa: 22
heart
8 kişi
∙
    Bu gönderiye henüz yorum yapılmamış!