''Düşündüğümüzü dile getirmek, açık ve net olmak kötüyse, ben kötü biriyim. Aslında, aile içindeki durumları analiz eden üvey evladım.''
Foucault çalışmasında Kinikler tarafindan kullanılan üç ilkeden söz eder: eleştirel vaaz, skandala yol açan davranışlar, kışkırtıcı diyalog. Rollerin tersyüz edilmesi ve keskin ironi ile birleşen bu anlatı stratejileri şiiri mutlak dürüstlük üzerine bir performansa dönüştürür. İfşa ettiği kimliği ile horlanan, ötelenen, abjecte dönüştürülen özne, konuştukça heteronormatif dünyanın rollerini tersyüz eder, o dünyanın iktidar gücünü alaşağı eder. Şiirler bu yanlarıyla otobiyografik bir meydan okumadır. Hedeftekilerle mücadele muhataba seslenişte kendiliğin yeniden kurulmasına, özsaygının yeniden kazanılmasına olanak verir. Kandırmacayı değil dürüstlüğü, sahteliği değil hakikiliği seçen kişi, hayat yerine ölümü koymayı da göze almıştır. Böyle bir varoluşa toplumun cezası onu dışarı atmak olacaktır. Statü kaybı, dışlanma gibi nedenlerle pek çok konuda susulan toplumda gerçekleri söyleyecek kadar deli ve cesur olmak hem gerçek hem simgesel anlamıyla ölümü göze almakla eştir. Konuşabilme özgürlüğüne rağmen susanlar arasında hayatı pahasına konuşmak. Parrhasia budur. k Iskenderin yapmaya niyetlendiği, çalıştığı da. Topluma, toplumdan atıldığı yerden konuşur, onların duymayı göze alamayacağı şeylerden, bazen iğrenç, tiksindiren, parçalayıcı, yaralayıcı şeylerden söz eder. İkiyüzlü toplum ahlakının karşısına bir küstah ahlaksız olarak, tüm normları yıkan bir cüretkâr olarak çıkar. Onları rahatsız etmek, utandırmak, kendilerine getirmek ister. Büyük Öteki için yerleşik kanıları/kuralları tehdit eden bir bozguncudur.
heart
12 kişi
    Bu gönderiye henüz yorum yapılmamış!