Dışarı çıkmış Nuri. Erimiş naylon yığınlarının ve tespih sellerinin arasında yürüye yürüye sokaklarda dolaşmış bir süre. Keçi ayakları takılmış ayağına, tavşan kuyrukları, fesler ve kedi iskeletleri. Orada, o insanın insan için ilaç diye arandığı yerde, o kokuşmuş çöplük deryasında, o insana ürpertilerden ürperti veren ölü karmaşada ne kadar yürüdüğünü bilmiyor Nuri; hiç bilememiş de zaten. Ama hep yürümüş... Ufukta ayna yüklü kuşları görüyormuş çünkü, onlara ulaştığında kendini bulacağına ve kurtulacağına inanıyormuş. Kuşlarsa, aynalarında binbir görüntüyle kanat çırpa çırpa uzaklara doğru uçuyorlarmış. Kuş aklı işte, oysa varmaya çalıştıkları bütün uzaklar o anda aynalarındaymış...
heart
3 kişi
    Bu gönderiye henüz yorum yapılmamış!