En sevdiğim kısım…
Bu insanı dinlendiren, sinirlere yumuşak bir yastığa başın gömülmesi gibi sükûn ve rahat getiren, zamanın akışını tembel bir rüya içinde teker teker sayan o munis bakışlı, yaz bahçesi kokulu sessizliklerden değildi. Onda, daha ziyade büyük ve âlemşümul bir varlığın istirahatine benzeyen, hatta daha iyisi, insana büyük ve alemşümul bir boşluk duygusunu veren bir hâl vardı. Bu boşluğu herhangi bir hareket veya sesle doldurmak Abdullah'a çok tehlikeli bir tecrübe gibi geliyordu; bu gergin zemberek bir defa kırılsa ortaya kimbilir neler, ne korkunç ifrit-ler, ne zalim manzaralar çıkardı? Bununla beraber olduğu yerde durmaktan da korkuyordu. Biraz kalsa bütün vücudunu ve düşüncesini görünmeyen birtakım eller yakalayacaklar, bir zindan rutubetinde ıslanmış çok eski birtakım şeritler, çürümüş saman renkli bezlere sarıp mumyalayacaklar sanıyordu.
heart
5 kişi
    Bu gönderiye henüz yorum yapılmamış!