Fatma Nur Barut
@fatmanur
4 Takip2 Takipçi
312 Puan
Isimsiz Yokkisisamiye
türkçe eğitimi yüksek lisans yapmaya çalışan biri - öğretmen - 24
Akış
Kitaplarım
Alıntılar
İncelemeler
Okuma Durumu
Yazıları
Hakkında
Medya
Topluluklar
Sanat Nedir? edebiyatla ilgilenen herkesin okuması gerektiğini düşündüğüm bir kitap fakat kıyıda köşede kaldığını hissediyorum. Aynı şekilde Diriliş de öyle. Bana kalırsa Tolstoy’un en başarılı romanı olan Diriliş nasıl olur da diğer kitaplarından daha az okunur? Anna Karenina okurken Levin karakterinin Tolstoy’un kendisini yansıttığını düşünürdüm fakat aslında Diriliş’teki Prens Nehlüdov tam olarak Tolstoy’un katarsis yaşamak adına kaleme aldığı bir karakter. Tolstoy’u daha iyi anlamak için hayatını okumadan önce mutlaka Diriliş okunmalı.
Yüksek sınıflarının sanatının halk sanatından ayrılmasıyla birlikte, sanatın sıradan değil, sıra dışı olması gerektiği, bunun da halk yığınlarınca anlaşılamayacağı şeklinde bir inanç oluştu. Böyle bir kabul ister istemez sanatın yalnızca bir avuç seçkin tarafından, hatta "bir ben, bir de benim en yakın dostum" tarafından anlaşılabileceği gibi bir kabulü gerektirdi. Günümüzün sanatçılarından artık şu türden sözler duyuyoruz: "Ben yaratıyorum ve yaratımı anlıyorum; beni anlamayan varsa bu onun sorunu; oturup derdine yansın."

Sanat sıra dışı olmalı ve geniş halk yığınlarınca anlaşılamamalı ilkesi öylesine saçma, haksız, mantıksız bir ilkeydi ki, yarattığı sonuçlar da sanat açısından öldürücü oldu bunun; ama öte yandan da öylesine yaygınlık kazandı, zihnimize öyle bir yerleşti ki bu kabul, ne kadar saçma sapan, abuk sabuk bir şeyin kabul edilmiş olduğunu yeterince anlayabilmemiz, açıklayabilmemiz bile mümkün olmadı. Harika bir sanat yapıtı, ama anlaşılması çok, çok zor! Pek sık duymaya başladığımız için artık kimseyi şaşırtmıyor bu türden sözler. Oysa bir sanat yapıtının güzel ama anlaşılmaz olduğunu söylemenin, bir yemeğin çok iyi, çok lezzetli, çok besleyici olduğunu, ama onu insanların yiyemeyeceğini söylemekten bir farkı yoktur. Çarpık zevkli yemek uzmanları istedikleri kadar harika bulsunlar, insanlar küflenmiş peynir, kokmuş tavuk gibi yiyecekleri sevmeyebilirler. Yiyecekler ancak insanlar onları beğeniyorsa güzeldir. Sanat için de bu böyledir: Çarpık sanatı anlamaz insanlar, iyi sanat her zaman herkes tarafından anlaşılır.
heart
8 kişi
"Amerikalı, fikirlerden yola çıkıp gerçeklik üreterek kolektif çılgınlığını iyi kötü gerçekleştirirken, Avrupalı gerçekliği fikirlere dönüştürürken, sürekli değişen ve üstelik kendine ait olmayan bir gerçeklikle karşı karşıya bulunan Doğulu'nun tavrı ne olacaktır? Batı-dışı dünyaya ait olan bir insanın bu dönüşümler karşısındaki tavrı edilgendir. Fikirlerden yola çıkıp gerçeklik üretmesi zor olduğu gibi, bir de bizzat modern gerçeklik hakkında bir bakış sahibi olamamaktadır. Onun sorunu ne aşırı-gerçekliktir, ne de mutsuz bilinç. Üstelik, vaktiyle bakışına ışık tutan ve dünyayla nesnelerin ona biçim değiştirmiş bir halde, görünümler aynasının üstüne asılı mücevherler gibi parıl parıl göründüğü görüntü ontolojisinden de yararlanamamaktadır. Hafız'ın (1320-90) deyişiyle, kulağı Ezeliyet'in Sahibi'nde olan bir dünyadan artık yararlanamamaktadır.

Aynanın ardındaki papağana eş yaratıldım Ezeli Sahip ne söylememi emrettiyse onu tekrarlarım

İlksel tecrübelerinden mahrum kalan Doğulu, modern zamanların düşünsel bilincinden yararlanamamakta; benzeştirmeli bir medya dünyasının kendi reklamını yapan orjisine de katılmamaktadır. Peki o zaman, bir yerde olması gerektiğine göre, onun yeri neresidir? Köhneleşmiş kalıntılarını taşıdığı bir dünyanın gerçek-ötesiliğiyle. bilinç kapsamını karşıtlıklarıyla gerçekten değişikliğe uğratamayan diyalektik bir gerçeklik arasında iki yandan çekiştirilen Doğulu insan, no man's land' in sınırlarında asılı kalmıştır."
heart
5 kişi
Okudumolarak işaretledi.
Melez Bilinç
Melez Bilinç
Daryush Shayegan
4/5 puan verdi
Metis Yayınları · Çev. Haldun Bayrı · 120 sayfa
heart
8 kişi
Okudumolarak işaretledi.
Gülün Adı
Gülün Adı
Umberto Eco
4/5 puan verdi
Can Yayınları · Çev. Şadan Karadeniz · 732 sayfa
heart
4 kişi
Şu şiiri uzun uzun tahlil edip yazı olarak göndermek istiyorum ama öncelikle profilimde dursun. Metin Eloğlu’nu daha önce okumayanlar varsa lütfen okusun.

BİT YENİĞİ
“Kötüymüş, cahilmiş; bunlar hep peşin hüküm…

Dolmabahçe’ye yanaşın da –eğer yanaşabilirseniz-

İyi niyetle şöyle bir kolaçan edin:

Adam oturmuş memleketi düşünüyordu;

Ama önü havuzmuş da yelpazelenirmiş,

Ama yediği önünde, yemediği ardında,
Ama…

Nankör herifler, aması yok bu işin;

Adam oturmuş bal gibi memleketi düşünüyordu:

Dalaman çayı hazin akar, diyordu;
Onu biraz delişmen akıtmalı.

Istıranca dağlarında bir eşek

Güneşe karşı işer;

O eşeğin de icabına bakmalı…”


Bizim Hacı haram yemez,
Pelvan İbrahim kıçını yumaz,

İstanbul çocukları askerlik edemez…
Açlığa muska lazım,
Sadrazama tasma lazım…

Ah, her şey düzelecekti ama,
Devletlimin sol kalçasında
Bir zalim çıban!


Ulan Baltacı Mehmet,
Ulan Yedisekiz Hasan Paşa
Ulan 1914 savaşı;
Ulan Nasrettin Hocanın kuşu…


Bu arada sanat işleri de gelişti

Tekke ilahileri, Minakyan tiyatroları,

Bilmemkimin fırçasında
Manolyalar ölmezleşti.

Hele bir Yahya Kemal yetişti ki

Yahya Kemal derim sana!

Tanzimat, Servetifünun, Fecriâti…

O dehşetli yazarlar bir olup
Bunca gerçeği tefe kodular.

Bülbüle mehtabın hakkını,

Heceyle aruzun şerefini korudular.

Bu memleket başka türlü nasıl kalkınsın?

Yaşasın,
Vallah billah yaşasın!

Metin Eloğlu
heart
4 kişi
Okuyorumolarak işaretledi.
Yaralı Bilinç
Yaralı Bilinç
Daryush Shayegan
20. sayfada%10 · 203 sayfa
Metis Yayınları · Çev. Haldun Bayrı · 203 sayfa
heart
4 kişi
Okudumolarak işaretledi.
Üniversite Felsefesi
Üniversite Felsefesi
Durmuş Günay
3/5 puan verdi
Büyüyenay Yayınları · 175 sayfa
heart
4 kişi
Bildirimleri Aç Evet Aç!