Ayşe Ozansoy
@Ayse Ozansoy
3 Takip0 Takipçi
270 Puan
Kullanıcı kendisi hakkında bir açıklama yazmamıştır.
Akış
Kitaplarım
Alıntılar
İncelemeler
Okuma Durumu
Yazıları
Hakkında
Medya
Topluluklar
Bu mektubu kendime yazdım. İlk defa kendim için oturup, özenerek, parmaklarımın nasırlarının sızlamasıyla kalktım masabaşından. Gördüğünüz mektup yaklaşık 6 ay önce, doğum günüme girmek üzere olduğum akşamda yazıldı. Çoğunuza göre “fazla pozitif”, veya “kibirli” bir mektup gibi görünebilir. Benim için de kendimi sevdiğimi açıkça belirttiğim bir mektubu paylaşmak çok zor tabii, her ne kadar öyle olmadığımı bilsem de, içten içe “neden paylaşıyorsun ki bunu?” diye sitem ediyorum kendime. En nihayetinde bu mektubun, bu uğraşımın tek göstergesi, kendime anlayışlı olmaya çabaladığımın simgesi. İnanın bu bilince ulaşmak, beyninizdeki yargılara karşı çıkmak güç. Ancak belki de bu mektubu okuyup, hayatında eksik veya ortak olan bir şeyleri gören kişiler çıkar umuduyla paylaşıyorum. Olgunlaşmama, öğrenmeme sebep olacak daha çok yol var önümde… Sabırsızlıkla beklediğim kadar, korkuyorum da. Görseldeki yazımı okuyamayabilirsiniz diye buradan da yazıyorum:

”16’mın Son Gününe…

Bu yaşımda birçok deneyim kazandım. Acısıyla, tatlısıyla yaşadım yaşımı…
Camıma vuran yağmur damlaları ile beraber, özenerek yazıyorum bu mektubu.
Düşünüyorum eski benliğimi, ve yeni “kendimi”… Emin ol ki, bu çok güzel bir şey…
Hayat değişti, biz değiştik. Çok fazla zorluklarla karşılaştım, düştüm, kalktığımı sandım, sonra yeniden düştüm…
Ama günün sonunda attığım her bir adımın (geriye atılmış adımlar olsa bile) çok değerli olduğunu anladım. Edindiğim her tecrübe, akıttığım her gözyaşı, her yalnız hissettiğim anlar, benim büyümemi sağladı. Ve büyümek, belki de, o kadar da kötü bir şey değildir? Hala saatlerce, birkaç dakikada okunup bitirilecek bi’ mektuba bu değeri ve özeni verebilecek derecede hassasım. Hala çocukları, ailemi, kedimi en saf yanımla seviyorum…
Kendimde sevdiğim özellikleri dile getirmeyi öğrendim, en korktuğum şeyleri yaşadıktan sonra olgunlaşmayı öğrendim.
Yani: büyüdüm…
Kendimi “en iyi tanıyan” kişi ben oldum… Kendimle barışmaya, kendimi anlamaya başladım. Başarının, kalıplara sığdırılamayacak kadar bireysel ve özel olduğunu daha iyi anladım. Aslına bakarsan, birçok şeyin… Birçok film izledim, insanların hayatlarını, kendim de dahil yargılamamam gerektiğini gerektiğini anladım. Resim yaptım, acımı fırça darbelerinde dinlendirdim. Piyano çalmaya başladım, yeteneklerimin sadece zihnimde sınırlandırdıklarımla kalmadığını fark ettim, zihnimi çaldığım tınılarla sakinleştirdim. Kısacası, ruhumu sanatla ve yetenekle şifalandırdım…
Vazgeçişlerim oldu, yaralarım oldu, ama kabuk bağladım. Bu yüzden; 16 yaşındaki Ayşe’yi, stresini ve kaygısını aşan ve aşmaya devam eden, her şeye rağmen herkese çiçek açan, düşünceli, nazik, kibar, tatlı, ışıltılı Ayşe’yi, kendimi çok seviyorum… Gülüşümü, bakışımı, insanları kırmamak için beynimde binbir olasılığı aynı anda düşünmemi seviyorum. Ama en önemlisi, bunlardan hiçbiri olmasaydı da, kendimi severdim… 17. yaşım, sevdiklerimle geçireveğim, huzurlu, güzel, savaşacağım, hayallerime yaklaşacağım, daha da şifalanacağım, hep mutlu hatırlayacağım bir yaşım olsun… İyi ki doğdum!!

~Ayşe”

Okuduğunuz için teşekkür ederimmm
AyseOzansoy 1782445344
heart
9 kişi
∙
Okuyorumolarak işaretledi.
Karamazov Kardeşler
Karamazov Kardeşler
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
218. sayfada%21 · 1025 sayfa
İş Bankası Kültür Yayınları · Çev. Nihal Yalaza Taluy · 1025 sayfa
heart
11 kişi
∙