Doğançay’ın Çınarları

Doğançay’ın Çınarları

Oruç Aruoba
Yayınevi Metis Yayınları
Sayfa 64
ISBN 9789753424851

Arka Kapak
Doğançay’ın çınarlarını ilk kez 19 Haziran 1996’da gördüm— istasyondan yavaşlayarak geçen trenin içinden, sağ tarafta, Doğu’ya doğru; güneş, solumda, yamaç ardına epey devrilmişken. Hemen kavradım; pek de anlamlandıramadan...

Sonra—daha yazmadan—kurdum onları. 14 Ocak 1997’de zamanları geldi : yazmağa başladım. 15 Mayıs’ta bir kez daha geçtim yanlarından—aralarından— : tam kurduğum gibiydiler. Yazılışları ise (Çiftehavuzlar / Yalıkavak / Karamürsel / Çiftehavuzlar) daha epey süreceğe benziyordu.

13 Haziran’da, benim gözlerimle, Yıldırım’ın mercekleriyle, ilk kez gittik Doğançay’a.

İstasyonun tümüyle ‘metruk’ hâle geldiğini o gün öğrendim : hiçbir tren uğramıyordu Doğançay’a artık; çınarlarsa, tam—yaz başı—doluluklarındaydılar—herşey anlamına uygundu, yani...

Yıldırım’ın fotografları da öyleydi; 1 Temmuz’da (Edip’de bulunacağını bilerek) arayıp bulduğum ‘motto’ da öyle—ama, yazmam—süren tıkanmalarla— 4 Temmuz’a kadar uzadı; metni de, aşağıda atacağım tarihte son hâline sokabildim ancak.

Gecikir ya, her anlamlandırma, hep...

Oruç Aruoba

16 Kasım 1997

Çiftehavuzlar
Bildirimleri Aç Evet Aç!