Kitap İncelemesi
3.0/5
Bazı kitaplar hayatınızın tam o anki evresine ayna tutarak sizi yakalar. Martin Eden'ı tam da mezun olup iş bulma ve profesyonel hayata geçiş sürecimde okumak, benim için bu kitabı çok daha gerçekçi bir yere taşıdı. Kendi çizgini var etmeye, projelerini hayata geçirmeye ve beklenen kabul görme onayını almaya çalışmanın yarattığı psikoloji, Martin'in daktilosu başında uykusuz geçirdiği gecelerde ve yayıncılardan sürekli aldığı ret mektuplarında birebir vücut buluyor. İnsanın kendi emeğini ve vizyonunu birilerine kanıtlama çabası; sektör, zaman veya sanat dalı fark etmeksizin aynı yıpratıcı hissi çok net yansıtıyor. Ancak Jack London bu romanla sadece bir azim veya dipten zirveye tırmanış hikayesi anlatmıyor; metnin asıl derdi aşırı bireyselleşmenin ne kadar yıkıcı olabileceğini göstermek. Bu noktada sadece Nietzsche'nin değil, özellikle Herbert Spencer'ın felsefesinin de kitaptaki gölgesi devreye giriyor. Martin, bu düşünürlerden aldığı ilhamla kendi entelektüel gücünü her şeyin üstünde tutarak katı ve bireyci bir yola giriyor. London, bunu felsefenin insanı nasıl tüketeceğini göstermek için yapıyor. Martin, kendini geliştirip zirveye taşırken hem geldiği sınıftan kopuyor hem de girmeyi arzuladığı burjuva dünyasının aslında ne kadar sığ, şekilci ve ikiyüzlü olduğunu fark ediyor. Bu yabancılaşma sürecinde hikayeye dahil olan Brissenden karakteri de çok kilit bir yerde duruyor. Martin dergilere, yani piyasaya iş satıp onay beklerken; Brissenden popüler kültürü reddedip sadece sanat için üreten trajik bir figür. İkilinin bu zıtlığı, sanatın ticari bir onaya dönüşüp dönüşmemesi gerektiği sorgulamasını çok iyi veriyor. Üstelik Brissenden'in sonu, Martin'in çok arzuladığı başarının getireceği karanlığın da ilk habercisi oluyor. Kitap ayrıca yarı otobiyografik. Kitaptaki gerçeklik doğrudan London'ın kendi denizcilik ve işçilik geçmişine dayanıyor. Ruth karakteri de yazarın hayatındaki tek bir kadın değil, tanıdığı birkaç farklı kişinin karışımı. Bu sayede Ruth sadece bir aşkı değil, doğrudan hedeflenen burjuva sınıfını ve onun ikiyüzlülüğünü temsil ediyor. London, başarının getireceği o büyük boşluğu kendi hayatında yaşamadan çok önce romanında resmen sezmiş. Sonuç olarak Martin Eden, sadece bireysel başarıya tapmanın ve tek başına zirveye çıkmanın insanı nasıl karanlık bir sona sürükleyeceğini anlatan çok net bir eser.
heart
10 kişi