Harun Almaz
@Hrn Almaz
2 Takip1 Takipçi
36 Puan
Zlatarenas
Kullanıcı kendisi hakkında bir açıklama yazmamıştır.
Akış
Kitaplarım
Alıntılar
İncelemeler
Okuma Durumu
Yazıları
Hakkında
Medya
Topluluklar
Dünya malını Allah razı için kullanmak ile
Kendini dünya malı için kullandırmak arasında fark vardır.
heart
1 kişi
Cebri Kader içinde İzoterik kaderini bulmaya çalışmak.
heart
1 kişi
Sürüden ayrılan penguen güzellemesi üzerine bence anoloji yapmak gerekirse içinde bulduğu kolektif inanç yapısına ayak uyduramamış nihilist ahlak yapısına kaymaya başlamış fakat yine de kendini keşfedememis bir zihnin intihara kayması. Çünkü o iklim şartlarında sürüden ayrılmak bir insanın kendini ipe asması gibi vazih bir intihar olarak yorumlanabilir. Kişisel benliğin keşfi dogmatik inancı red edip benliğini oluşturan kolektif inancı ahlaki bir isyanla bulmaktadır. Kapitalist modernitenin özendirmeye çalıştığı yalnızlık güzellemesi ile olmaz.
heart
7 kişi
İnsanın sevdiği gidince dinlediğin müzikler, giyim tarzın, konuşma üslubun dünyaya bakış açın da peşinde gider nereye gittiğini bilmeden. Sevdiğin gidince karakterin gider yerine yenisini koymak içinde zaman gerekir Aslında beraber oluşturduğunuz kişiliğin peşinde gider. Nereye gittiğini bilmezsin
heart
4 kişi
Hayat, Düzen ve Karmaşa İlişkisi Üzerine Bir Değerlendirme

Hayat, doğası gereği mutlak bir düzenin hâkim olduğu bir süreçten ziyade, sürekli değişim ve dönüşümlerle örülü bir karmaşa alanı olarak nitelendirilebilir. İnsan, bu karmaşanın içerisinde zaman zaman ortak çıkarlar ve koşullar doğrultusunda diğer bireylerle kesişir. Bu kesişimler, görünürde bir düzenin varlığını hissettirse de, bu düzenin geçici ve kırılgan olduğu açıktır. Toplumsal yapıların ilerleme ve değişim süreçleri, her türden düzenin sürekliliğini ortadan kaldırır. Bu bağlamda, kalıcı bir düzen arayışı gerçeklikten kopuk bir yanılsama olarak değerlendirilebilir.

Kalıcı düzeni arzulayan birey, değişimin kaçınılmazlığını görmezden gelerek dogmatik ve katı bir zihniyet geliştirme tehlikesiyle karşı karşıya kalır. Bu zihinsel kapanma durumu, bireyi “mankurtlaşma”ya, yani eleştirel düşünceden uzak bir varoluşa sürükler. Buna karşılık, değişimi kabul eden birey, gerçekliğin farkında olmanın beraberinde getirdiği zorlukları da üstlenir. Böyle bir kişi, mutlak huzura erişemese de, kendi isteklerinin ve varoluşsal yönelimlerinin bilincindedir. Bu farkındalık, bireyin mutluluk ile mutsuzluk arasında salınmasına yol açsa da, aynı zamanda sahici bir yaşam deneyiminin temelini oluşturur.

Huzur kavramı ise bu çerçevede mutlak bir son durum değil, olayları kabullenme sürecinin bir sonucu olarak görülebilir. Ancak burada söz konusu olan huzur, gerçeklikten kaçışın sağladığı yüzeysel bir rahatlama değildir. Gerçeklikten kaçan birey, tekrar eden duygusal döngüler içinde hapsolur ve gelişim potansiyelini sınırlar. Oysa gerçekliği bilmek, kimi zaman huzuru sarsıcı bir biçimde sekteye uğratsa da, daha derin ve anlamlı bir huzurun önünü açar. Bu nedenle huzur, mutlak bir düzene indirgenemez; daha çok bireyin neye inanacağını belirlemesinin ardından, bu inanç üzerinden şekillenen varoluşsal bir güven duygusu olarak tanımlanabilir.
heart
4 kişi
Bildirimleri Aç Evet Aç!