Anılan gelenek içinde karşımıza çıkan tarihçi, devletin bekası kaygısıyla çalışan, dolayısıyla devlet merkezli, ama siyasi-ideolojik duruşu ve kültürel refleksleriyle bağlantılı olarak Türk tarihinin bir dönemini diğeri aleyhine yüceltme, dolayısıyla tarihi bir bilgi alanından ziyade bir 'inanç alanı' olarak görme, yaşama eğiliminde ve nihayet ilk iki noktadaki tutumundan bağımsız olarak Türk tarihini dünya tarihinden soyutlayarak ele almaya yatkın, dolayısıyla içe kapanık, milliyetçi savunma refleksleri güçlü bir tarihçidir."​Hayli kuvvetli bilim dışı kaygıları ve ön kabulleri, korkuları ve tabuları olan bu tarihçi, aynı zamanda bir 'devlet memuru'dur;
heart
4 kişi
    Bu gönderiye henüz yorum yapılmamış!