Ali Soral
@soralali
0 Takip0 Takipçi
0 Puan
Kullanıcı kendisi hakkında bir açıklama yazmamıştır.
Akış
Kitaplarım
Alıntılar
İncelemeler
Okuma Durumu
Yazıları
Hakkında
Medya
Topluluklar
İhanete lanet

Merhamet, ihanete ve kasavete esaret; insan olmanın diyeti gülüşlerin ardında saklı karanlığı keşfetme temayülüdür. Sevgi sözcüklerinin yalana, saygı ifadelerinin bayat reveransa ve insan dediğinin içi boş birer kabuğa dönüşmesiyle hem de. Dönüşen yalnızca sen olmazsın; ne çok şiir söyleyen gördüm de içinden akseden irin kelimeleri kıskaca almaktan öteye geçemedi. İnsan bir aynadır, yansıtır verdiğini; ya inanana ne demeli, yalandaki payını nasıl inkâr etmeli?

Her ihanet sevgiyle başlar, hainin sözleri değil haine edilen sözle kendine bağlar; aşağılıksın kendini dürüst sanacak kadar, sarar o küçük oyununu usulca duvarlarını yıkar.
heart
2 kişi
*OYSA*

Parçalı bir aklın, bütüne varma çabasıydı yaşam
Yahut suskunluğumun neticeye kavuşma arzusu
Her an zamana bir tanıklık sunar ve dikilirdi karşımda
Tek solukta bir hece, söylence hatta bilmeceye gebe
Aklına şüphenin tohumlarını ekerken usulca eşelerdi
Gevelenen dilinden tortulananlar ayrıksı otlardı
Tohumunu zarif dokunuşlarla serper
Vaktini kollayan yalnızlığa hecelerdi

Oysa…
Değişmez nirengi noktasıydı zaman
Devir daim eden dünyanın eşiğinde
Gömüleri deşelerdi ki her darbede uyansın
Kaburgalarından ormanlar çıktığını hisseder
Gözyaşıyla mühürlenen esrik günahtı yaşam
Delibozuk çağrışan çapraşık düşlere
Tanıklığını marifet gibi anlatırdı

Oysa…
Ne gördün o durmadan kapanan eşiğin ardında
Ne vardı onca yalanın, saçmalığın altında
Aç pencereni göğün düşüşünü izlemeliyiz
Çek nefesini ciğerine kuşlar öpsün izini
Belki öleceğiz ama yaşamamak
Daha ayıp değil mi?
soralali 1773220796
heart
5 kişi
“Her dem yeniden doğarız,

Bizden kim usanası.”

Yunus Emre
soralali 1773192717
heart
3 kişi
SAHİ HİÇ YAŞADI MI?

I
Zamanın sonuna asmıştı adını
Zamanın sonuna sermişti cesedini
Başına geçmiş ve öylece bakmıştı
Yaşam var mı diye hâlen yüzünde

Sahi ölmekle silinir mi çizgileri
Anıların suretine kattığı ömrünce
Bilinir miydi solgun teninden
Hayatta neler görüp geçirdiği

Öleceğim demişti o gece
Ansızın dudaklarından dökülmüştü
Vakitsiz birkaç kelime
Huzursuz, tekinsiz, ansızın

Ardında bir yol boyu keder birikmiş
Oysa nereden bakarsan bak ona
Buna dair tek emare göremezdin
Tek bir belirti vermezdi bakışları
Zerresi seçilmezdi ifadesizliğinde

II
Bir volkandı anlıyorum şimdi
Kendine mühürlemişti yüreğini
Kendini yangınına savurmuştu

Sorgular beyhudeydi, boşunaydı
Sözcükleri muntazam sıralamaları
Neyi anlatabilmek mümkün olmuştu
Şehadeti solan iklimleriydi sadece

Düşüşün kaçınılmazlığına katlanıyor
Ardında bıraktıklarına katılmaya
Anı olmaya an kolluyor, çabası
Yiten zamanı kavramayaydı

Ama içten içe bilmenin lanetiyleydi
Ummakla zerk edilen umudun zehri
Bilmenin sarsıntısına varıyordu

Duyguların karmaşası ifadeleri yakalıyor
İnsan dediğin kendini baltalıyordu

Düşünmemeliyim, dedi öylece
Sinsice dudaklarına ulaşan kelimeleri yuttu
Yutkundu, artık suskundu
Unutuşa mütevazı bir katkıda bulundu

III

Duruldu,
Gafletin darağacında yitirdi

Soluğunu kesen ölüm müydü
Şu uzun sanılan yollarda

Nicedir yoldan çıkmış da nihayeti
Aşikar ettiği anca bir avuç yüreğe denk
Kanayacak, kan atacak, boğulacak
Sonsuzluğun izin verdiği yere dek
Ne uzun bir yalan diyecek sonsuzluk
Issızlık, sessizlik, çaresizlik

Göğsünde bir dağ yamacıydı ovalarla bezeli
Aklında devasa bir boşluk genişleyen nicedir
Yutan, tutup derinlerine çeken
Duvarlar vardı, rutubet kokusu, çürüme
Gözyaşları sızıyordu şişen parkeye
Kalp atıyordu gümbür gümbür
Asırlık tozları kaldırıyordu


Yokum, yoksun, yokluktan hiçliğe
Yolum, yolun, yoldan çıkmışım
Deliliğe vurgunum haylidir
Yorgun, sürgün, bitkin
Bir göçebe metanete dargın

Yaşamaktan hissesi vardı
Dudaklarında
Alacağı kaldı
Bir söz söyledi hoyratça
Diyetine ömrünü adadı
Sahi,
hiç yaşadı mı?
soralali 1773097291
heart
8 kişi
GECE

Tutulur dilim, savrulur külüm
Soluğumdan da yakındır ölüm
Bir düş müydü tüm gördüklerim
Ömrümce sarıp derine gömdüklerim
Damarlarımda akan kanda bir isyan tadı
Nisyana kahrımdır onca isyanın muhatabı
İzleri okunur yüzünde dinmeyen ağıdın
Yalnızlığım bir atlas rüzgârın ruhuna eser mi
İhtirasın kapılarında kadere sitem eder mi
Bahtıma düşen ihanet, kedere değer mi
Hadi bırak derim de vicdanım olur engel
Vicdanı öldürmeye yüreğim müsaade eder mi

Bir sağır gecedir hayat, sesini duyan olmaz
Gece bir vakit değildir anlarsın
Bunu öğrendiğinde geceye döner
Sessizliği kucaklarsın
heart
5 kişi
YUSUF


Deliliğe meylimi en çok sen dinle
Nereye kadar sürecek sakındığın sürgün
Durgun bir nehirdi aklım, bulandı kıyılarında
Vurgundu beyninin kıvrımlarında birer kıvılcım
Parça parça serip fırtınalarıyla yıkayan
Ne sandın bu dünyayı dinlemeye ne gerek
Renk renk yalanlar döşedin
Gittin grinin kucağına atıldın nihayet
Söylediklerin de sensin sustukların da
Biçare dillere sefil dilekler sunan da
Ay ışığında yıkanan karanlığına
Umudu saçan da
Oysa dağılmaya emanetti ruhun
Ve tükenmek bir başlangıçtı yalnızca
Tükendimse öldüm mü?

Deliliğe meylimi dinle
Şiraze kaymış, muvazene yitmiş
Keskin bir koku, eklemlerinde sızı

Kulaklarında çıldırasıya gürültü
Düştün de kalkasın neden
Kalktın da adımların neden
Neden bu bakışlar hüzne muhtaç
Neden nedenleri ardındasın durmadan
Beklersin gelsin kurtarsın diye
Dipsiz kuyularından
Beklersin kurutsun bir çırpıda
Sırtından ciğere uzananları
Oysa ne sen Yusuf’sun
Ne de yalnızlığın
Arındığın o eski nehir
Gönlündeki koca şehir
Hatırlayışlarla zehirler
Gün gelir tüm sevdikleri
Ecelin gelişini müjdeler
Deliliğe meylini anımsa
Düşmekten öte
Düşünmekten azade
Yol mu bıraktılar başka?
heart
4 kişi
Bildirimleri Aç Evet Aç!