Dostoyevski’nin okuduğum ilk kitabı oldu. Nastenka adlı karakter sinir etti beni. (Zaten ninesinin iğneyle eteğinden onu kendisine bağlamasına ses çıkarmayacak kadar salak da ayrıca ama neyse.) Bana göre aşk manevi ve maddi birtakım duygular ve istekler önderliğinde samimiyet içerisinde iki tarafın birbiriyle yaptığı bir anlaşmadır. Bu kitap ve ana karakterimizin zihin dünyası özelinde aşkın fiziki boyutundan bahsetmezsem olmaz. Bana göre karşı cinsle kurulan fiziki temas ve tenin tene değmesi birtakım süslü cümlelerle gayet basitçe maskelenebilecek ve değiştirilebilecek içteki sahte manevi duygulardan çok daha samimi ve somuttur. Ana karakterimiz 26 yaşına kadar geçirdiği ömründe hep aşktaki zaferini hayal dünyasında kazandığı, en büyük mutlulukları hep o zihnindeki konfor alanında yaşadığı için gerçek hayatta da saçma sapan tinsel tatminlere aldanıp elindeki fırsatı kaçırdı. Bir erkek kendi benliğine ve zamanına saygı duyuyorsa zaten böyle yanındaki adamın kendisine sırıılsıklam aşık olduğunu bilmesine rağmen onu gerçek aşkına giden yolda bir aparat gibi kullanan bir kadının bir dakika bile yakınında durmamalıdır. Fakat ana karakterimiz bırakın kızla konuştuğu geceleri ondan sonrasında kızın son mektubundan sonra bile hala onu sevdiğini ve ömrünün sonuna kadar seveceğini söyleyen, gençliğini bomboş manevi tatminlerle heba etmiş ihanetçi. İhanet ettiği kişi ise kendisi. O gördüğü hayaller dünyanın ona hayatında bir şeyleri düzeltmesi gerektiği konusunda gönderdiği uyarılardı bana kalırsa. O ise bu soyut hayalleri hayatının fiziki tarafına odaklanarak defetmektense, gençliğini son mektubu yolladıktan bir hafta sonrasında ismini bile hatırlamayacak bir kız için yani yine ucu hiçbir çıkışa ulaşmayan bomboş zihni tatminler için heba etme yolunu seçti. Kim bilir belki de salak olan Nastenka değil bizim hayalperesttir.
Okudumolarak işaretledi.
Beyaz Geceler
Beyaz Geceler
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
2/5 puan verdi
Can Yayınları · Çev. Sabri Gürses · 96 sayfa
heart
9 kişi