Onur Kepenek
@OnurKepenek
0 Takip0 Takipçi
290 Puan
Hayatının anlamını bulmaya çalışan bir yol dervişi...
Akış
Kitaplarım
Alıntılar
İncelemeler
Okuma Durumu
Yazıları
Hakkında
Medya
Topluluklar
Kitap İncelemesi
4.0/5
Hayatta belli deneyimleriniz oldu. Belli bir yaşa geldiniz fakat yine de içinizde bir boşluk hissediyor ve doğru hayatı yaşayamadığınızı, tüm yaşantınızın yaptıklarınızın pişmanlığıyla ve yapamadıklarınızın hayıflanışıyla dolu olduğunu mu düşünüyorsunuz? Bu kitap belki züğürt tesellisi kıvamında bir anlatış tarzına sahip olabilir ama bence parmak bastığı nokta doğru bir nokta. Bazen hayattan ve getirilerinden büyük anlamlar çıkarmaya eğilim gösteririz ve yaşamak denilen şeyin eşsiz güzelliği aklımızdan uçup gider. "Acaba şunu şöyle yapsaydım nasıl olurdu?", "Burada bu hareketi yapmasaydım hayatımda neler değişirdi?" gibi sorularla sanki hayatımız bir algoritmaymış gibi yaptığımız veya yapmadığımız seçimlere ve onların olası sonuçlarına odaklanıp yaşamı kendimize zindan ederiz. Halbuki bence maddi ve manevi varlığının bilincinde olan ve bu varlığına saygı duyan bir insan sonucu her ne olmuşsa olsun geçmişinde yaptığı seçimlere hayatının dönüm noktalarıymış gibi bakmayı bırakıp onları tuğlalar, kendisini de bu tuğlaların meydana getirdiği ve dünyada somut varlığını kanıtlamış bir bina gibi görmelidir.
heart
9 kişi
Yusuf korkuyla onu sarstı:
"Nen var Muazzez?"
İnce zayıf bir ses cevap verdi:
"Yusuf!..."
"Söyle, Muazzez!..."
"Ben yaralıyım galiba, Yusuf!..."
Genç adam dizginleri elinden attı. Hayvan büsbütün hızlandı. Yusuf'un gözlerine ve ağzına karlar doluyordu:
"Ne diyorsun Muazzez!" diye haykırdı. "Nerenden yaralısın?... Kim vurdu seni?"
Genç kadın cevap vermedi, kocasına sarılan kolları onu sıkmaya çalıştı. Yusuf tekrar sordu:
"Yaran nerede? Bir yerde durup bağlayalım!"
"Bilmem Yusuf... Nasıl istersen... Yaramın nerede olduğunu bilmiyorum. Yalnız bir yerlerim acıyor. Çok acıyor... Sonra canım çekilir gibi oluyor... Ama durmayalım... Çabuk gidelim!"
Yusuf şaşkın gibi:
"Nereye gidelim?" dedi. Muazzez ancak duyulabilir bir sesle:
"Nereye istersen götür Yusuf... Gidelim!" diye fısıldadı.
heart
11 kişi
Dostoyevski’nin okuduğum ilk kitabı oldu. Nastenka adlı karakter sinir etti beni. (Zaten ninesinin iğneyle eteğinden onu kendisine bağlamasına ses çıkarmayacak kadar salak da ayrıca ama neyse.) Bana göre aşk manevi ve maddi birtakım duygular ve istekler önderliğinde samimiyet içerisinde iki tarafın birbiriyle yaptığı bir anlaşmadır. Bu kitap ve ana karakterimizin zihin dünyası özelinde aşkın fiziki boyutundan bahsetmezsem olmaz. Bana göre karşı cinsle kurulan fiziki temas ve tenin tene değmesi birtakım süslü cümlelerle gayet basitçe maskelenebilecek ve değiştirilebilecek içteki sahte manevi duygulardan çok daha samimi ve somuttur. Ana karakterimiz 26 yaşına kadar geçirdiği ömründe hep aşktaki zaferini hayal dünyasında kazandığı, en büyük mutlulukları hep o zihnindeki konfor alanında yaşadığı için gerçek hayatta da saçma sapan tinsel tatminlere aldanıp elindeki fırsatı kaçırdı. Bir erkek kendi benliğine ve zamanına saygı duyuyorsa zaten böyle yanındaki adamın kendisine sırıılsıklam aşık olduğunu bilmesine rağmen onu gerçek aşkına giden yolda bir aparat gibi kullanan bir kadının bir dakika bile yakınında durmamalıdır. Fakat ana karakterimiz bırakın kızla konuştuğu geceleri ondan sonrasında kızın son mektubundan sonra bile hala onu sevdiğini ve ömrünün sonuna kadar seveceğini söyleyen, gençliğini bomboş manevi tatminlerle heba etmiş ihanetçi. İhanet ettiği kişi ise kendisi. O gördüğü hayaller dünyanın ona hayatında bir şeyleri düzeltmesi gerektiği konusunda gönderdiği uyarılardı bana kalırsa. O ise bu soyut hayalleri hayatının fiziki tarafına odaklanarak defetmektense, gençliğini son mektubu yolladıktan bir hafta sonrasında ismini bile hatırlamayacak bir kız için yani yine ucu hiçbir çıkışa ulaşmayan bomboş zihni tatminler için heba etme yolunu seçti. Kim bilir belki de salak olan Nastenka değil bizim hayalperesttir.
Okudumolarak işaretledi.
Beyaz Geceler
Beyaz Geceler
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
2/5 puan verdi
Can Yayınları · Çev. Sabri Gürses · 96 sayfa
heart
9 kişi
Bildirimleri Aç Evet Aç!