YÜCE ANLAMBu çağın tini ile konuşmam gerekirse, demeliyim ki: Size duyuracaklarımı hiç kimse ve hiçbir şey doğrulayamaz. Bana göre doğrulamak yersiz çünkü başka seçeneğim yok, yine de yapmak zorundayım. Bu çağın tinine ek olarak başka bir tinin daha geçerli olduğunu öğrendim ve bu da çağdaş olan her şeyin derinliklerine hükmedendir. Bu çağın tini yarar ve değeri duymak ister. Ben de böyle düşünüyordum ve insanlığım hala böyle düşünüyor. Öte yandan, bu diğer tin beni yine de doğrulamanın, yarar ve anlamın ötesinde konuşmaya zorluyor. İnsani gururla dolu ve zamanın küstah tini ile körleşmiş olarak uzun süre o diğer tini kendimden uzak tutmaya çalıştım. Oysa öncesiz ve sonrasız zamandan gelen derinliklerin tininin kuşaklarla birlikte değişen bu çağın tinine göre daha güçlü olduğunu hesaba katmamıştım. Derinliklerin tini bütün gurur ve kibri yargının gücüne tabi kılmıştı. Bilime olan inancımı benden aldı, şeyleri açıklama ve düzenleme zevkinden beni yoksun bıraktı ve bu çağın ülkülerine olan içimdeki adanmışlığı söndürdü. Beni en son ve en basit şeylere inmeye zorladı.
Derinliklerin tini anlayışımı ve bütün bilgimi aldı ve onları açıklanamaz ve paradokslu olanın hizmetine verdi. Beni onun hizmetinde olmayan, yani anlam ve anlamsızın birbiri içinde erimesine ve böylece yüce anlamı oluşturmasına hizmet etmeyen şeyler üzerine konuşmaktan ve yazmaktan mahrum etti.
Ama yüce anlam, olacakların patikası, yolu ve köprüsüdür. O gelecek olan Tanrı’dır. Tanrı’nın kendisinin gelişi değil ama yüce anlamda görünen imgesidir. Tanrı bir imgedir ve ona tapanlar ona yüce anlamın imgesinde tapınmalıdır.
Yüce anlam bir anlam değildir, saçmalık da değildir, birlik içindeki imge ve güç, muhteşemlik ve gücün birlikteliğidir.
Yüce anlam başlangıç ve sondur. Öteye geçmenin ve tamamlanmanın köprüsüdür.
Diğer tanrılar zamansallıklarıyla öldüler ancak yüce anlam asla ölmez, anlama dönüşür, sonra da saçmalığa ve onların çarpışmasının ateş ve kanından yeniden canlanan yüce anlam yükselir.
Tanrı’nın imgesi bir gölgeye sahiptir. Yüce anlam gerçektir ve gölge düşürür. Zira gerçek ve bedensel olan neyin gölgesi yoktur?
Gölge anlamsızdır. Gücü ve kendinden gelen sürekli varlığı yoktur. Yine de anlamsız yüce anlamın ayrılmaz ve ölmez kardeşidir.
Bitkiler gibi insanlar da büyür; kimi aydınlıkta, kimi de gölgede. Pek çokları ışığa değil, gölgelere gerek duyar.
Tanrı’nın imgesi kendisi gibi büyük bir gölge düşürür.
Yüce anlam büyük ve küçüktür, yıldızlı gökler kadar geniş, canlı bir bedenin bir hücresi kadar dardır.
İçimdeki bu çağın tini yüce anlamın büyüklüğünü ve genişliğini kabul etmek istedi, küçüklüğünü değil. Gel gör ki derinliklerin tini bu gururu fethetti ve içimdeki ölümsüzü iyileştirmek için küçüğü yutmam gerekti. Onurlu ve yiğit olmadığı, hatta gülünç ve tiksindirici olduğu için bağırsaklarımı bütünüyle yakıp kavurdu. Yine de derinliklerin tininin kıskaçları beni tuttu ve içimlerin en acısını içmem gerekti.
Bu çağın tini beni tüm bunların Tanrı imgesinin gölgeliliğine ait olduğu düşüncesiyle ayarttı. Bu yakıcı bir yanılgı olurdu çünkü gölge anlamsızdı. Oysa küçük, dar ve bayağı anlamsız değil, Tanrılığın her iki özünden biridir.
Sayfa 97 – Kaknüs Psikoloji, Derinliklerin Tini, Tanrı imgesi, Yüce anlam
heart
3 kişi
∙
    Bu gönderiye henüz yorum yapılmamış!