Nobel Ödülü kazanan bir çalışmada Daniel Kahneman ile Amos Tversky, sözcük seçimlerinin kararları nasıl etkilediğini göstermişlerdi. İnsanlar, farazi bir ilacı enjekte edip etmemeye karar verecekler. Onlara, "İlacın %95 yaşatma şansı var" dendiğinde, doktorlar dâhil insanlar onay vermeye daha yatkın oluyorlar. "İlacın %5 öldürme ihtimali var" dendiğinde ise tam tersi oluyor. "Kaba" ya da "saldırgan" ("düşünceli" ya da "kibar" yerine) sözcüklerini eklediğinizde insanlar diğerlerinin sözünü çok daha çabuk kesiyorlar. ("Eşitlik" yerine) "Sadakat" sözcüğüne maruz bırakılanlar ekonomik oyunlarda takımlarına yönelik daha taraflı oluyorlar.

Sözcükler ahlaki karar alımını da etkiliyor. Her avukatın bildiği gibi jüri üyeleri, birinin yaptıklarını ne kadar renkli anlattığınıza bağlı olarak farklı kararlar verirler. Nörogörüntüleme çalışmaları, daha renkli sözcüklerin anterior singulat bölgesine daha fazla ulaştığını göstermiştir. Dahası insanlar ("yasak" veya "ayıp" yerine) "yanlış" veya "uygunsuz" olarak tanımlanan ahlaki ihlalleri daha sert yargılamaktadırlar.

Davranış: İnsanların En İyi ve En Kötü Hallerinin Biyolojisi
Davranış: İnsanların En İyi ve En Kötü Hallerinin Biyolojisi Robert M. SapolskyÇev.,Barış Baysal-‎ Pegasus Yayınları- Sayfa: 91
heart
8 kişi
    Bu gönderiye henüz yorum yapılmamış!